(818 S. K. m. 358)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle yanlar arsındaki asıl yapım sözleşmesi 02.11.1993 tarihinde düzenlenmiş olup, adiyen düzenlenen protokol altında 31.07.1997 damgası mevcut ise de bu protokol içeriği hükümler ve düzenlemeden protokolün adiyen, asıl inşaat sözleşmesinin düzenleme şeklinde yapılmasından önce tanzim edildiğinin anlaşılmasına ve asıl sözleşmenin 3. maddesinde gecikme halinde daire başına 300 DM aylık gecikme tazminatı ödeyeceğinin kararlaştırılmış olmasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Yanlar arasındaki 02.11.1993 tarihli düzenleme Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin 3. maddesine inşaatın 01.11.1993 tarihinden itibaren 22 ay içinde 01.09.1995 tarihinde bitirileceği, mücbir sebeplerin varlığı halinde bunun süreye ilave edileceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmeye göre bu süre 01.11.1993 tarihinde başlamakta ise de, sözleşme tarihinden sonra arsanın bulunduğu yerdeki merdivenli yaya yolunun araç trafiğine açılması nedeniyle araç asansörü yönünden tadilat projesine ihtiyaç duyulduğundan, davalı yüklenici tarafından 14.04.1997 tarihinde Belediye'ye müracaat edilerek tadilat projesinin onaylanması istenmiş ilgili belediye 05.05.1997 tarihinde imarın 7720 ada 11 sayılı parselin parselasyon planının iptal edildiğini, iptal edilen adalardan herhangi bir işlemin yapılmayacağını bildirmiş, alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere yasağın kalkması ile tadilat ruhsatı 14.08.1997 tarihinde alınabilmiştir. Parselasyon planlarının iptali ve bu nedenle geçen süre davalı yüklenicinin kusuruna dayalı olmayıp, idari makamlardan kaynaklanan mücbir sebep olarak kabul edilmesi gecikme süresinin sözleşmesinin 3. maddesine göre bu yön değerlendirilerek tespit edilmesi zorunludur. Bu nedenle mahkemece inşaatın sözleşmeye göre bitirilip teslimi gereken 01.09.1995 tarihinden inşaatın teslim edildiği ve davacıların bağımsız bölümlerini satarak elden çıkardıkları ortalama tarih olarak belirlenen 01.02.2000 tarihine kadar geçen 53 aylık süre için gecikme cezasına hükmedilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı arsa sahipleri asıl davada gecikme cezası karşılığı şimdilik 4 milyar TL, araç asansörünün yapılmaması nedeniyle 1 milyar TL talep etmişler, 19.06.2002 tarihli ıslah dilekçeleriyle gecikme cezası ve eksik iş bedeline ilişkin taleplerini arttırmışlardır.
Mahkemece hüküm altına alınan miktarın tamamına 03.02.1997 tarihinden itibaren faiz yürütülmüş ise de, asıl dava ve ıslahta talep edilen miktarlar gözetilmeden ve 25.12.1996 tarihinde keşide olunan ihtarla verilen 30 günlük süre ile birlikte 03.02.1997 tarihine kadar gerçekleşen gecikme cezası yönünden temerrüt oluşturduğu gözetilmeden hükmedilen miktarın tamamına 03.02.1997 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3. bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istek halinde davalılara geri verilmesine, 07.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy