(4721 S. K. m. 692) (818 S. K. m. 355) (1086 S. K. m. 38, 43)
Dava: Hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat E.S. ile davalı Hazine vekili Avukat A. geldi. Diğer davalılar gelmediler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Arsa sahipleri davacı M., dava dışı Ö. ve M.Ş. ile yüklenici davalı H. arasında yapılan ve Samsun İkinci Noterliği'nce doğrudan düzenlenen 11.5.1979 gün ve 11201 yevmiye numaralı, 01.05.1985 tarih ve 32921 yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmeleri gereğince, sözleşmelerde tapu kayıtları gösterilen mülkiyetleri M'ye 48, Ö'ye ait 101 ve M.Ş.'ye ait 102 parsellerin üzerine, yüklenici davalı H. inşaat yapmayı yüklenmiştir.
Mahkemece yapılan keşifdeki uygulamayı ve intikaller ile malik ve mülkiyet durumunu gösterir bilirkişi Harita Mühendisi G. tarafından düzenlenen 05.02.2002 günlü raporda; ilk imar uygulaması sonucu 48,101 ve 102 parsellerin 06.06.1996 tarih ve 2348 yevmiye ile imar uygulamasına tabi tutulduğu ve 48 parselin 1634 ada 2 ve 3; 101 ve 102 parsellerin ise 1634 ada 2 parsele dağıtım gördükleri ve yapılan binanın 1634 ada (2) sayılı imar parselinde kaldığı, bu parselin tekrar imar uygulamasına tabi tutulması sonucu 14.08.2001 tarih ve 3845 yevmiye ile 1634 ada (5), 1650 ada 18, 1623 ada 4 numaralı parsellere dağıtım gördüğü ve sonuçta sözleşmelerin konusu yapının 1634 ada (5) parselin kapsamında kaldığı açıklanmıştır.
Buna göre, imar uygulaması sonucu, arsa sahiplerine ait sözleşme konusu parsellerin 1634 ada, (5) parselde tevhit gördüğü ve "paylı mülkiyet" şeklinde tapu kaydı oluşturulduğu anlaşılmaktadır.
Medeni Yasa'nın 692. maddesi hükmü gereğince; paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın ve olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması, oybirliği ile aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlıdır. Paylı mülkiyete konu taşınmaz üzerine kat karşılığı inşaat yapımı, paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi sonucunu doğuracak nitelikte olan olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan olağanüstü tasarruflardan olduğundan, paylı taşınmaz üzerine kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması, bu sözleşmenin feshi veya feshi için mahkemeye dava açılması tüm paydaşların kabulünü gerektirir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca da; arsa sahipleri ile yüklenici davalı arasında yapılan uyuşmazlık konusu sözleşmelerin feshi ve sözleşmeler gereğince yükleniciye devredilen taşınmaz paylarının iadesini sağlamak amacıyla davacı M. tarafından açılan davaların görülebilmesi için, sözleşmelerin tarafı dava dışı arsa sahiplerinin veya yasal haleflerinin yahut sözleşmeyi devretmişlerse akdi haleflerinin davalara onay vermeleri; vermedikleri takdirde de davaya katılmalarının sağlanması zorunludur.
Davada, husumet ehliyeti dava koşulu olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece doğrudan gözetilir. Açıklanan bu hususlar gözetilmeden mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre temyiz eden davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek bulunmadığına, 400,00.- YTL duruşma vekalet ücretinin davalı Tapu Sicil Müdürlüğü dışındaki diğer davalılardan tahsiliyle davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 14.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy