(1086 S. K. m. 533, 284, 45/1)
Dava: Davacı K...-D... Ortak Girişimi ile davalı Karayolları Genel Müdürlüğü arasında çıkan anlaşmazlığın çözülmesi için seçilen L. Şanal G..., Ejder Y... ve Fahrettin A...'dan oluşan Hakem kurulu tarafından verilen 11.10.2004 tarihli kararın temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve dosya Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince 22.12.2004 tarih ve 2004/697 D. İş sayılı yazı ile gönderilmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekilleri Avukat İbrahim K... ve Avukat Nurdan Y... ile davalı vekili Avukat Muammer S... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Yanlar arasında imzalanan 16.12.1987 tarihli sözleşmenin 67.1 ve müteakip maddelerinde çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümünün seçilecek hakemler vasıtasıyla giderileceği, 67.1 maddesinde tahkim davalarının bu sözleşme hükümlerine ve T.C tahkim mevzuatına göre çözüleceği kararlaştırılmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu 28.1.1994 gün ve 4/1 sayılı kararında, "Tahkim sözleşmesi veya şartında hakemlerin uyuşmazlığı maddi hukuk kurallarına göre çözümlemelerini öngördükleri takdirde hakemlerin bu kurallar çerçevesinde karar vermek zorunda olduklarını aykırı karar vermenin temyiz sebebi oluşturacağı" kabul edilmiştir. Bu nedenle hakemlerce verilen karara yönelik temyiz itirazları bahsi geçen İ.B.K. uyarınca HUMK'nın 533. maddesinde belirlenen sebepler dışında da incelemeye tabi tutulmuştur.
İzmir çevre yolu ve Aydın otoyolu yapımı işi 16.12.1987 tarihli sözleşme ile davacı K...-D... ortak grubuna ihale olunmuştur. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Dava konusu ihtilaf; otoyol tünel yapım işlerinde konvansiyonel yapım sistemi uygulanacak iken tünel inşaatlarının yeni Avusturya Metodu ( NATM ) yöntemiyle yapılmasına karar verilmesi sebebiyle tünel kazı imalatlarında belirlenen ve uzun bir süre uygulanan yeni birim fiyatların sözleşme fiyatları haline geldiğinin tespiti, bu konuda davalı idarenin belirlenen yeni fiyatlara göre yapılan ödemelerin geri isteneceğine dair yarattığı muarazadan kaynaklanmıştır.
Aynı hakemlerce taraflar arasında görülen ve Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/912 Esasında işlem gören davada ise yine yapım yönteminin değişmesi nedeniyle yeni birim fiyatların oluşturulmasına bağlı ve diğer nedenlerle alacak talep edilmiş ve istem karara bağlanmıştır. Görüldüğü üzere her iki davanın tarafları aynı olduğu gibi sözkonusu davalar aynı sözleşmeden kaynaklanmış ve alacak kalemlerinin bir bölümü yapım yönteminin değiştirilmesinden doğmuştur.
Davacının çeşitli alacak kalemlerini kapsayan yeni birim fiyatlarla düzenleme yapılması talepleri ve belirlenen ve uygulanan yeni fiyatlar idarece onaylanmamıştır. Uzun süre uygulanan fiyatların sözleşmenin 51.1, 52.1, 52.5 maddeleri uyarınca geçici fiyat olarak tatbik olunduğu, uygulamanın uzun bir süre devam etmesinin de idare aleyhine bir durum yaratmayacağı sözleşme gereğindendir. Öte yandan eldeki hakem davalarında alınan ve kesinleşmeyen bilirkişi raporlarına dayanılarak sonuçlandırılan Sayıştay Genel Kurul Kararının da bu dava yönünden bağlayıcı bulunmadığı ortadadır. Olayda sözleşme fiyatlarının değiştirilmesine gerek olup olmadığının tartışılması ve davanın buna göre çözümü gerekir. İnşaat yapım şeklinin ve yönteminin değiştirilmesi sebebiyle yeni birim fiyat yapılmasının gerekip gerekmediği yeni birim fiyat yapılması lazım geliyor ise, belirlenen birim fiyatları içerisinde dava konusu diğer alacak kalemlerinin mükerreren yer alıp yer almadığı, aynı hakemlerce karara bağlanan ve Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/697 sayılı davada işlem gören alacak kalemlerinin bu davada istenen alacak kalemleri içinde; yer alıp yer almadığı ve mükerrer taleplerin bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi tamamen teknik elemanlarca yapılacak bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkabilecektir. Bu nedenle ihtilafın çözümü yeterli ve doyurucu bilirkişi incelemesinin yaptırılmasına bağlıdır. Dava konusu olayda; ikisi teknik diğeri konunun uzmanı bulunmayan kişilerden oluşturulan bilirkişi kurulundan alınan ve itiraz üzerine yinelenen rapora dayanılarak sonuca varılmıştır. Davada istenen alacak miktarı, işin mahiyet ve kapsamı ve verilecek kararın ileride oluşacağı muhtemel ihtilafları etkileme ihtimali nedeniyle davada tek bir heyetten alınan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Yapılacak iş HUMK'nın 284. maddesi uyarınca hakemlerce; daha önce açılan davalarda bilirkişi olarak görevlendirilmemiş olan ve Üniversitelerin otoyol tünel ve köprü inşaatı bölümlerinde uzmanlığı mevcut kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan ve gerekirse yeniden kurulacak heyetten rapor alınarak ve hakemlerce karara bağlanan Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/912 esasındaki dava dosyasını bu dava ile birleştirmek ( HUMK m. 45/1 ) her iki davadaki taleplerin niteliği, mükerrer talepler bulunup bulunmadığı yapım yönteminin değişmesi sebebiyle yeni birim fiyat yapılmasının gerekip gerekmediği tarafların rapora itirazları dikkate alınmak ve birleştirilecek her iki dava için ayrı ayrı hüküm oluşturmaktan ibarettir.
Hakem heyetince bu hususlar üzerinde durulmadan Yargıtay denetimine elverişli bulunmayan bilirkişiler kurulu raporuna dayanılarak hüküm tesisi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı Karayolları Genel Müdürlüğü yararına BOZULMASINA, 400,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 5.5.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy