(818 S. K. m. 355) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Yanlar arasında akdedilen 18.12.1996 tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Mal Satış Vaadi ve Kat Karşılığı inşaat sözleşmesine göre 1 nolu parsel üzerine 5 katlı, her katta 3 daire olmak üzere 15 daireli apartman inşa edilecek, 1. bodrum kattaki (1) nolu dairenin %50'si ve (3) nolu daire ile 1.normal kattaki (7) nolu, 2. normal kattaki (12) nolu daireler arsa sahibi olan davacılar murisi R.İ.'e, yine (1) nolu dairenin %50'si ile (2), (9) ve (13) nolu daireler arsa sahibi Z. B.'e verilecek bunların haricinde kalan (4-5-6-8-10-11-14-15 nolu) 8 adet daire ise yükleniciye ait olacaktır.
İnşaat yapılacak 1 nolu parsel 723 m2 olup başlangıçta 368/723 hissesi davalı Z.'ye, 355/723 hissesi ise davacılar murisi Rıza'ya aittir. Arsa sahiplerinin hisseleri eşit olmadığı gibi sözleşmede arsa malikleri ile yüklenici ve arsa maliklerinin kendi aralarında paylaşımın %50-%50 yapılacağına, dairelerin eşit alanlı inşa edileceğine dair bir hükme yer verilmediği gibi, 3. normal katta bulunan iki adet dairenin çatı arası kullanımlı (dubleks) yapılacağına ilişkin bir hükme de yer verilmemiştir.
Daha sonra düzenlenen ve Mamak Belediyesi İmar Müdürlüğünce 31.7.1997 tarihinde tasdik olunan mimari projeye göre bina 1 bodrum, zemin ve 3 normal kattan oluşmaktadır. 3. normal katta yer alan 13 ve 14 nolu bağımsız bölümler çatı arası kullanımlı (dubleks) olarak düzenlenmiş, tasdikli mimari proje esas alınarak tapuda kat irtifakı 10.12.1997 tarihinde kurulmuştur. Buna göre 15 bağımsız bölümlü apartmanın Ankara 45. Noterliğinden tanzim ve tasdikli 4.12.1997 tarih, 11235 sayılı liste beyanındaki bağımsız bölümler için ayrı ayrı arsa payları belirlenmiş, çatı arası kullanımlı (13) nolu bağımsız bölüme 86/723, (14) nolu bağımsız bölüme ise 88/723 arsa payı tahsis edilmiştir. Tapuda kat irtifakını tesis edenler davacıların murisi R. İ. bizzat ve diğer arsa maliki Z. B.'e vekaleten H. P.'tır. Belediyece tasdikli proje esas alınarak tapuda düzenlenen kat irtifakı resmi senet niteliğindedir. Tasdikli projeye uygun kurulan kat irtifakı paylaşım yönünden sözleşme hükümlerinin tadili niteliğindedir. Davacıların murisi her bir bağımsız bölüme düşen arsa paylarını ayrı ayrı belirleyen kat irtifakını tapuda bizzat kendisi kurduğundan ve bağımsız bölümlerin paylaşımına rıza gösterdiğinden mirasçıları olan davacılar dairelerin küçük alanlı inşa edildiğinden ve 3. normal kattaki dairelerin dubleks yapıldığından bahisle diğer arsa sahibinden ve yükleniciden hak talebinde bulunamazlar. Bu itibarla davalı arsa sahibi Z. B. hakkında açılan davanın tümden reddi, davalı yüklenici yönünden ise alan eksikliği ve dubleks daire yapımı nedeniyle 1.746.864.805 TL. tazminatla sorumlu tutulmaması gerekirken tüm bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalar birleştirilmiş olsa dahi her dava bağımsız niteliğini koruyacağından asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması zorunludur. Davacı asıl davada alan eksikliği ile gecikme tazminatı karşılığı şimdilik 1 milyar TL. nın tahsilini istemiş, talebinin ne kadarının alan eksikliği nedeniyle tazminata, ne kadarının ise gecikme tazminatına ilişkin olduğunu açıklamamıştır. Öncelikle davacıya bu husus açıklattırılmalı, asıl davada talep edilen gecikme tazminatı tutarına asıl dava tarihi olan 8.11.1999'dan, birleştirilen davada talep edilen gecikme tazminatı için ise birleştirilen davanın açıldığı 22.1.2001 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmamış ve hüküm altına alınan miktarın tümüne ilk dava tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması da usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle davalı şirketin sair temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2.) bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalılar yararına, (3.) bentte açıklanan nedenlerle de temyiz eden yüklenici şirket yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 26.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy