(818 S. K. m. 83, 106) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Arsa sahibi davacıların da taraf oldukları ve Denizli 3. Noterliği'nce doğrudan düzenlenen 27.10.1995 günlü ve 40866 yevmiye numaralı Kat Karşılığı İnşaat ve Satış Vaadi Sözleşmesinin 4. maddesi gereğince; yüklenici davalı, inşaat ruhsatı alım tarihinden itibaren (32) ayda yapımını yüklendiği inşaatı yapmayı ve bu kapsamda davacılara verilmesi gereken ve sözleşmenin (6/f, g) maddesinde tanımlanan iki adet daireyi teslim etmeyi yüklenmiştir. İnşaat ruhsatı 13.3.1996 tarihinde alınmış olup, bu tarihten itibaren (32) aylık iş süresi eklendiğinde, inşaatın 13.11.1998 tarihinde teslimi gerekmektedir. Haklı sebeplerle inşaatın tesliminin gecikmiş olduğu, davalı yüklenici tarafından yasal delillerle kanıtlanamadığından, eseri-inşaatı teslim borcunda 13.11.1998 tarihinden itibaren davalının temerrüdü gerçekleşmiştir.
Borçlar Yasası'nın 106/II. maddesinde, iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde temerrüde düşen borçluya karşı, alacaklıya tanınan üç ayrı seçimlik haktan birisi de; borcun aynen ifasını ve gecikmeden dolayı tazminat isteme hakkıdır. Davacılarda, bu hakkını kullanmış ve temerrüt tarihi olan 13.11.1998 tarihi ile 31.10.2002 dava tarihi arasındaki süre için olumlu zarar kapsamındaki kira tazminatı isteminde bulunmuşlardır.
Yanlar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde, yüklenicinin teslimde temerrüdünden itibaren birinci altı aylık sürede her bir daire için aylık (70) DEM; ikinci altı aylık gecikme döneminde ise aylık (100) DEM gecikme tazminatının yüklenici tarafından arsa sahiplerine ödenmesi yanlarca kararlaştırılmıştır. Ancak, inşaatın teslimindeki gecikmenin ilk bir yıllık döneminden sonraki süresi için belli bir tutarda gecikme-kira tazminatının belirlenmemiş olması, davacılara inşaatın bu kapsamda dairelerinin yüklenici tarafından teslim edilmemesi halinde olumlu zarar isteyebilme haklarından onların vazgeçmiş oldukları sonucunu doğurmaz. Davacılar, teslimdeki gecikmeden dolayı, işin sözleşme koşullarına uygun şekilde teslimine kadar ve zamanaşımı süresi dahilinde gerçekleşen olumlu zarar niteliğindeki gecikme-kira tazminatını yükleniciden isteyebilir. Ne var ki, somut olayda yanlar arasındaki sözleşmede gecikme-kira tazminatı, ilk bir yıllık gecikme süresi için yabancı para olarak belirlenmiş olduğundan, sonraki teslimde gecikme süresince Borçlar Kanunu'nun 83. maddesi uygulanamayacağından Alman Markı olarak tazminat istenemez.
O halde mahkemece yapılacak iş, HUMK.nun 74. maddesi hükmü gereğince, istemle bağlı kalınarak bu kapsamda bir Alman Markının 31.10.2002 dava tarihindeki T.C. Merkez Bankası'nca belirlenen döviz satış kuru, Euro dönüşüm paritesiyle çarpılmak suretiyle bulunacak Euro tutarının 31.10.2002 tarihi itibariyle T.C. Merkez Bankasınca belirlenen efektif satış kuru gözetilerek (100) Alman Markı karşılığı Türk Lirası tutarının belirlenmesi ve belirlenecek bu miktar aşılmamak üzere, dava tarihine kadarki gecikme süresince davacılara ait iki dairenin serbest piyasa rayiçlerine göre, yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak getirebileceği kira bedellerinin belirlenmesiyle sonucuna göre hüküm vermekten ibaret olmalıdır.
Yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden, inceleme ve araştırma yapılmadan, mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen reddine karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 25.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy