(2004 S. K. m. 277, 278, 283)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İİK. nun 277 vd. maddelerine göre tasarrufun iptali istemiyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin önceki kararı sadece davalı N.A. tarafından temyiz edilmiş, Daire'mizin 24.10.2002 tarihli bozma kararı bu temyiz üzerine verilmiştir. Diğer davalılar yönünden verilmiş bozma kararı yoktur. Borçlu İ.E. ile ondan taşınmazı devralan H.T. arasındaki tasarruf ilişkisi bedel farkı nedeniyle İİK. nun 278. maddesinin 3. paragrafının 2. bendi uyarınca iptale tabidir. Ancak H.T. taşınmazı elden çıkardığı için İİK. nun 283/2. maddesi uyarınca bedelle sorumludur. Taşınmazın H.T. tarafından elden çıkarıldığı 12.6.2000 tarihindeki gerçek bedeli bilirkişi tarafından 8.991.150.000 lira olarak belirlendiğine göre, icra takibine konu alacak ve ferilerini geçmemek kaydıyla, belirlenen bu gerçek bedelin H.T.'dan tahsiline karar verilmesi gerekir. Mahkemece bozma ilamı yanlış yorumlanarak, davanın tüm davalılar yönünden tamamen reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte yazılı nedenlerle davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent uyarınca kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 25.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy