(1086 S. K. m. 187, 516)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Mahkemede açılan alacak davasında, davanın hakemde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Kural, çekişmenin mahkemece giderilmesidir. Geçerli tahkim sözleşmesi ya da şartı olması halinde elbette tahkim yoluna başvurulabilecektir. Tahkim itirazının, davanın başında esasa cevap süresi içinde ileri sürülmesi gerekir. Bu nedenle tahkim itirazı ilk itiraza benzemekte ise de teknik anlamda bir ilk itiraz değildir. Esasa ilişkin savunma vasıtasıdır. Bu nedenle davacının muvafakati veya ıslah yolu ile sonradan ileri sürülebilir. Davacı, davalının sonradan yaptığı tahkim itirazı üzerine savunmanın genişletildiğini ve buna muvafakat etmediğini bildirirse mahkeme tahkim itirazını reddederek davanın esası hakkında inceleme yapıp karar vermelidir.
Somut olayda, yanlar arasındaki sözleşmede tahkim şartı mevcut olup, davalıya dava dilekçesi 1.4.2004 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir. 4.5.2004 günlü ilk oturumda da davalı davayı kabul etmediğini beyan etmiştir. Davalının vekili 14.5.2004 tarihli cevaba cevap dilekçesinde; "davalı cevap dilekçesinde uyuşmazlığın çözümü için öncelikle hakemliğe gidilmesi hususu ileri sürülmüşse de, taraflar arasında ortak bir hakem üzerinde anlaşma olmaması nedeniyle bu davanın açıldığını, cevap dilekçesindeki iddia ve savunmaları kabul etmediklerini" beyan etmiş olmakla, açıkça süresinde verilmeyen cevaptaki tüm hususlara bu arada tahkim itirazına da karşı çıkmıştır. Bu haliyle davacının süresinde yapılmayan tahkim itirazına muvafakat etmemiş olması ve esasen tahkim şartında "hakemlerce ihtilafın çözülmemesi halinde mahkemeye gidileceği" yazılı olup kesin bir tahkim şartından söz edilemeyeceğinden tahkim itirazının reddiyle davanın esasına girilip, mahkemece yargı önüne gelen çekişmenin giderilmesi gerekirken yazılı şekilde tahkim itirazına karşı çıkılmadığından uyuşmazlığın çözümünün hakeme ait olduğu gerekçesiyle Daire'mizin yerleşik uygulamasına ( Y.15.H.D.nin 8.4.1985 tarih ve E.4298-K.1176 vs. kararları ) aykırı biçimde dava dilekçesinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 26.4.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy