(2004 S. K. m. 82, 257)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık ihtiyati haciz kararına itirazdan kaynaklanmıştır ( İİK. 257 vd. maddeleri ). İcra İflas Kanunu'nun Dokuzuncu Bab'ı İhtiyatî Haciz başlığını taşımaktadır. Maddenin başlığı 17.7.2003 gün ve 4949 sayılı Kanunun 59.ncu maddesinde yapılan değişiklik ile değiştirilmiş ve 2. fıkranın 2.nci bendindeki "kaçarsa" ibaresi "kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa" şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
İhtiyati Haciz kararı verilmesinin amacı; borçlunun borcun ödenmesine imkan bırakmamak için kaçması ya da mallarını kaçırması, bu yolda hileli işlemlerde bulunması ihtimali yüzünden alacağın tahsili imkanının yitirilmesini önlemeye yöneliktir. Temyize konu olayda borçlu Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü olup genel bütçeye dahil kuruluşlardandır. 3202 sayılı Kanunun 1.nci maddesinde katma bütçeli bir daire olduğu, 42.nci maddesinde ise mal ve varlığının devlet malı hükmünde olduğu belirtilmiştir. Her ne kadar Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü 5286 sayılı Kanunla ( geçici madde 1/f.4, geçici madde 5 ) İstanbul ve Kocaeli'nde Büyükşehir Belediyelerine, diğer yerlerde özel idarelere devredilmiş ise de dava konusuna mesnet teşkil eden sözleşmeye konu edilen iş Bolu ilindeki sulama inşaatı ile ilgili bulunduğundan, bu sözleşmeden dolayı Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün davalı sıfatı Bolu İl Özel İdaresine intikal etmiştir. İl Özel İdarelerinin malları da devlet malı mesabesinde olup haczi mümkün değildir. Bu nedenle haczi kabil olmayan bir mal için ihtiyati haciz kararı verilmesi İİK.nun 82.nci maddesine aykırı olduğu gibi, haczi kabil olsa bile borçlunun sıfatı dikkate alındığında, mal kaçırmaya çalışması, bu yolda hileli işlemlerde bulunması söz konusu olamayacağından ihtiyati haciz kararı verilmesi de oluşa uygun düşmemiştir.
Belirtilen nedenlerle borçlunun ihtiyati haciz kararına itirazının kabul edilerek haczin kaldırılması gerekirken istemin reddi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle itirazın reddi kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 22.3.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy