(2004 S. K. m. 277, 282)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İİK. nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali istemine ilişkin olup mahkemece; iptali istenen tasarrufun borcun doğumundan önce gerçekleşmiş olması nedeniyle dava reddedilmiş, karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak tasarrufun iptal edilebilmesi tasarrufun, borcun doğumundan sonra yapılmış olmasına bağlıdır. Zira asıl olan borçlanmanın vuku bulduğu tarihte alacaklının borçlunun mali durumunu bilmesidir. Dava konusu olayda borçlu İsmail tarafından yapılan ve iptali istenen tasarruflar 11.9.2002 ve 12.9.2002 tarihlidir. Davacı alacaklı tarafından Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğü'nün 2004/5915 sayılı dosyası ile borçlu hakkında girişilen icra takibinin dayanağı Karşıyaka 3. Aile Mahkemesi'nin 2003/331 E., 2004/119 K. sayılı ve 7.5.2004 tarihinde kesinleşen ilamıdır. Söz konusu kararla davacı alacaklı ile eşi olan borçlu arasındaki evlilik birliği sona erdirilmiş, davacı eş yararına 10 milyar TL. maddi, 10 milyar TL.da manevi tazminata hükmedilmiştir. Boşanma davasının açıldığı tarih 11.6.2002'dir. Davacı alacaklı cevap layihası ile (28.6.2002) maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, daha sonra 20.11.2002 tarihinde harçlandırmak suretiyle açtığı maddi ve manevi tazminat davası boşanma davası ile birleştirilerek hükme bağlanmıştır. Boşanma davasında davacı eş yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminatın dayanağı boşanma davasının açılmasından önce vukubulan olaylardır. Boşanma davası 11.6.2002 tarihinde açıldığından borcun doğumunun en geç bu tarih olduğu kabul edilmeli, 11.9.2002 ve 12.9.2002 tarihlerinde yapılan tasarrufların borcun doğumundan sonra olduğu benimsenmeli, davalı 3. kişilerin tasarrufa konu malları daha sonra ellerinden çıkardıkları anlaşılmakla İİK. nun 282/2. maddesi nazara alınarak ve iptal davasının diğer koşullarının da gerçekleşmiş olup olmadığı üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Tüm bu yönler gözetilmeyerek borcun doğumunun birleştirilen davanın açıldığı 20.11.2002 tarihi olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 19.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy