(818 S. K. m. 106, 355, 358)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Yanlar arasında yapılan ve Yozgat 2. Noterliğince doğrudan düzenlenen Düzenleme Daire, Dükkan ve İşyeri Karşılığı İnşaat Sözleşmesi başlıklı ve 2.2.1998 günlü sözleşme gereğince; yüklenici davalı, sözleşmede tapu kaydı gösterilen taşınmaza yapı yapmayı ve arsa sahibi davacılara dokuz adet daire ve bir adet dükkanı 30.5.2001 tarihinde sağlam ve noksansız olarak teslim etmeyi, belirtilen tarihte teslimin gerçekleşmemesi durumunda ise, her bir daire ve dükkan için gününün rayiçlerine göre aylık kira parası ödemeyi yüklenmiştir.
Yüklenicinin gerçekleşen teslimde temerrüdü sebebiyle, davacılar tarafından açılan davada 30.5.2001 ila 15.11.2001 tarihleri arasındaki 5,5 aylık süre için toplam (16.917.500.000) TL kira-gecikme tazminatı istenmiş ve Yozgat Asliye Hukuk Hakimliğinin kesinleşen 2001/729 Esas ve 2002/277 karar sayılı hükmü ile dairelerin rayiç aylık kira bedeli 125.000.000 TL, dükkanın ise 1.200.000.000 TL olmak üzere toplam (12.787.500.000) TL kira tazminatının davalı yükleniciden tahsiline karar verilmiştir. Bu davada ise, davacı arsa sahipleri, 16.11.2001 ila 1.8.2002 tarihleri arasındaki 8,5 aylık süre için; her bir dairenin getirebileceği rayiç kira parasının aylık 150.000.000 TL, dükkanın ise aylık 2.000.000.000 TL olmak üzere toplam (28.475.000.000) TL kira tazminatı ödetilmesini istemişlerdir.
Borçlar Yasasının 355.maddesi hükmünde tanımlanan eser sözleşmesinin türü ve karşılıklı haklar ve borçlar içeren tam iki taraflı bir sözleşme olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan yüklenicinin, yüklendiği ediminin ifası kapsamında teslimde temerrüdünün gerçekleşmesi halinde, arsa sahibi, Borçlar Yasasının 106. maddesi hükmünde düzenlenen ve kendisine tanınan üç seçimlik haklardan biri olan sözleşmenin aynen ifasını ve gecikme sebebiyle gerçekleşen olumlu zararının giderilmesini isteme hakkını kullanabilir. Buna göre; yüklenicinin, yanlar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihinde, haklı gecikme sebepleri olmaksızın, teslimini yüklendiği bağımsız bölümleri, arsa sahibi davacılara teslim etmemesi durumunda olumlu zarar kapsamında ve gecikmeden kaynaklanan kira gecikme tazminatının ödetilmesini arsa sahipleri isteyebilir.
Somut olayda yüklenicinin teslimde temerrüdü sebebiyle gecikmeden kaynaklanan zarar olarak rayiç kira parası istenmiştir. Gerçektende, yüklenici davalı sözleşme ile yüklendiği edimini tam olarak ifa etmiş olsa idi, arsa sahibi davacıların kendilerine verilmesi gereken taşınmazlardan en az rayiç kira düzeyinde gelir elde edebilecekleri ve dolayısıyla mal varlıklarında artış olacağı kuşkusuzdur. Çünkü yüklenicinin edimini yerine getirmemesi nedeniyle davacıların belirtilen taşınmaz mallardan olağan biçimde yararlanamamaları yüzünden, mal varlıklarındaki artışa engel olunmuş ve bu engel olmanın sağladığı mal varlığına girmeyen çoğalma en az rayiç kira düzeyinde gerçekleşmiştir.
Az yukarıda sözü edilen önceki davada mahkemece verilen hüküm ile 2001 yılında dairelerin getirebileceği en az aylık rayiç kira parasının (125.000.000) TL, dükkanın ise (1.200.000.000) TL olduğu saptanmıştır. Bu taşınmazların sonraki uyuşmazlık konusu dönemde getirebilecekleri kira paralarının artmaması yahut azalması için değişen özel nedenlerin ve koşulların gerçekleşmiş bulunduğunun mahkemece tespit olunması gerekir. O halde bilirkişi kurulu aracılığıyla yerinde keşif ve inceleme yapılarak; şartlar değişmediği ve özel nedenler bulunmadığı takdirde, enflasyon oranında paranın değer yitirdiği hususu tartışmasız olduğuna göre, olağan rayiç kira parasının saptanamaması durumunda gerçekleşen enflasyon oranında ve davacıların istemlerinin aşılmaması gerektiği de gözetilerek mahkemece bir önceki dönemde 2001 yılı için hükmedilen aylık kira parasının artırılması yoluyla 2002 yılı için istenen aylık kira tazminatı tutarı belirlenmek ve 2001 yılı içinde mahkeme hükmü ile belirlenmiş bulunan aylık kira tazminatı miktarı kabul edilmek suretiyle hüküm verilmesi gerekirken; hüküm vermeye elverişli olmayan gerekçesiz bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmektedir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 25.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy