(3095 S. K. m. 2) (818 S. K. m. 105, 128)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Yavuz Ulusu ile davalı vekili avukat M. İbrahim Kaynar ve avukat Bilal Koralay geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasında imzalanan sözleşme ile; davalı ortak girişimin dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğü'yle yaptığı sözleşme gereğince yüklenicisi bulunduğu İzmir-Aydın Otoyolu inşaatı işinin 3.2 kesiminin yapımı taşeron olarak davacıya verilmiştir.
Davacı taşeron tarafından 22.11.1994 tarihinde açılan asıl davada 437.045 USD ve 60 milyon TL.nın davalıdan tahsili ve teminat mektubunun iadesi istenmiş, 2.11.1999 tarihinde açılan 1999/1289 E. Sayılı davada 514.605 USD.nin ve 13.541.760.000 TL.nın tahsili 17.12.2004 tarihinde harcı yatırılarak ıslah yoluyla açılan davada ise 271.073.97 USD.nın davalıdan tahsili talep edilmiştir.
Davalı cevabında; davacının hak edişlerden dolayı bakiye alacağının bulunmadığını ve davacının kur farkı veya munzam zarar şeklinde bir zararının oluşmadığını, açılan son iki davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine istemiştir.
Mahkemece, mahallinde yapılan keşifler sonucunda üç ayrı bilirkişi kurulundan rapor alınmış ve son kurulun verdiği ek rapora dayanılarak asıl davada toplam 258.346.28 USD.nın davalıdan tahsiline, teminat mektubunun iadesine, 17.12.2004 tarihinde açılan davada ise 271.073.97 USD.nın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Kutlutaş Dillingham Ortak Girişimi'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Yanlar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Zamanaşımının başlangıcı BK.nun 128. maddesi uyarınca alacağın muaccel olduğu tarih olup, henüz bu işle ilgili kesin hesabın çıkarılmadığı tarafların kabulünde bulunmakla mahkemece zamanaşımı def'inin reddinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosyada mevcut delillere ve alınan bilirkişi raporlarına göre, temyize konu uyuşmazlık davacı taşeronun bakiye hakediş alacağı ile hakedişlerinin zamanında ödenmemesinden dolayı kur farkından oluşan alacağa ilişkindir. Davacının yaptığı imalattan dolayı davalıdan alacaklı olduğu, her üç raporda kabul edilmiş olmakla alacağın esasına yönelik itirazlara itibar olunmamıştır. Ancak bu alacağın (87.466.28 USD.nın) dolar bazında hüküm altına alınması sözleşmeye aykırı olmuştur. Çünkü sözleşmenin ödemeyle ilgili 6. maddesinde hakediş alacaklarının dolar bazında hesaplanması kabul edilmiş ise de, davalının asıl iş sahibi Karayolları Genel Müdürlüğü'nden hakediş bedellerini aldığı tarihte ödeme yapılacağı ve USD (dolar) kurunun da faturaların tanzim edileceği tarihteki T.C.Merkez Bankasının dolar döviz alış kuru dikkate alınarak (TL)ye çevrilerek tediyesi kabul edilmiştir. Bu nedenle davacının alacağını aynen döviz cinsinden talep edemeyeceği ortadadır. Dava konusu alacak hakediş raporlarında yer almamış ve bu konuda bir fatura düzenlenmemiş olup davacı tarafından hazırlanan 6 nolu hakedişle davalıdan talep edildiğinden 6 nolu hak edişin düzenlendiği 21.1.1992 taihindeki kur dikkate alınarak (TL)ye çevrilmeli ve bulunacak miktar o tarihten itibaren TL.ye uygulanacak (1.1.2000'e kadar reeskont, bu tarihten sonra avans) faiziyle birlikte hüküm altına alınmalıdır.
Kur farkından doğan alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince; sözleşmenin 6. maddesinde hakedişlerin yukarıda belirtildiği gibi (USD) cinsinden hesaplanacağı belli ise de ödemelerin (TL) cinsinden kararlaştırılması sebebiyle kur farkı nedeniyle oluşan alacağın da yine (TL) cinsinden hüküm altına alınması gerekir. Öğretide ve Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamalarında kur farkının gerçekleşmesi halinde bu farkın, şartları varsa talep edilebileceği kabul edilmektedir. Dava konusu olayda Karayollarından alınan iş bedellerinin gecikilerek davacıya ödendiği ve bu sebeple döviz kurlarında değişmeler olduğu ve davacının döviz bazında alacağına kavuşamadığı ortadadır. Bu nedenle her ne kadar davada ayrıca munzam zarar talebiyle ilgili alacağın tahsili de istenmiş ise de, kur farkından dolayı istenen alacağın dayanağının da BK.nun 105. madde olduğunun kabulü zorunludur. Bu alacağın hesabında ise, sözleşmenin 6. maddesi uyarınca her hakediş için Karayolları Genel Müdürlüğü'nün davalıya yaptığı ödemelerin tarihi esas alınmalı ve bu tarihe davacının kabul ettiği 10 günlük ödeme süresi eklenerek bu tarih içinde yapılmış ödemelere kur farkı talep edilemeyeceği dikkate alınmalı, 10 günlük süreden sonraki dönemde kur farkında değişiklikler olmuş ise bu gecikmiş ödemeler için her bir hakediş için davacıya ödemelerin fiilen yapıldığı tarihteki kur ile sözleşmenin 6.4/son maddesindeki kur arasındaki farktan oluşan (davacının alamadığı) dolar miktarı saptanmalı, bulunacak doların miktarı davacıya ödeme yapıldığı tarihlerdeki döviz kurundan (TL)ye çevrilerek (TL) cinsinden hüküm altına alınmalı ve alacağa aynı tarihlerden itibaren 1.1.2000'e kadar reeskont ve o tarihten sonra 3095 Sayılı Kanunun değişik 2/2 maddesindeki avans faizi uygulanmalıdır.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 450,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak vekille temsil edilen davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 27.12.2005 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy