(818 S. K. m. 101, 104) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı alacaklı, davalı aleyhine Aydın 2. İcra Müdürlüğü'nün 2000/4434 sayılı dosyası ile giriştiği icra takibinde 954.500.000 lira asıl alacak ile 2.069.565.205 lira işlemiş faizden oluşan toplam 3.024.065.205 lira alacağın icra takip tarihinden itibaren %60 faizi ile tahsilini istemiş, mahkemece borçlunun takibe itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmiştir.
Temerrüt faizine hükmedilebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp borçlunun ayrıca ve usulen temerrüde düşürülmesi gerekir (B.K. 101. madde). Davacı yanca, takip tarihinden önce yöntemine uygun biçimde gönderilmiş ihtarnamenin varlığı kanıtlanmış değildir. Bu nedenle, somut olayda davacı, davalı tarafı takip tarihinden önce temerrüde düşürmediğinden, işlemiş faiz tutarı 2.069.565.205 liranın davalıdan tahsiline imkan verecek şekilde takibe itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi doğru olmadığı gibi, takip tarihinden sonraki dönem için sadece asıl alacağa faiz yürütülmesi gerekirken, bir ayrım yapılmadan asıl alacak ve işlemiş faizden oluşan miktara faiz yürütülmek suretiyle faize faiz verilmiş olması da B.K.nun 104/son maddesine aykırıdır. Diğer taraftan takip talepnamesinde %60 oranında reeskont faizi istenmiş, mahkemece ...itirazın iptaline, takibin devamına... şeklinde hüküm kurularak alacağa %60 oranında faiz yürütülmüştür. Oysa istenen reeskont faizinin oranı her zaman sabit bir oran olmayıp dönemlere göre değişiklik arzetmektedir. Bu nedenle %60 oranını geçmemek kaydıyla %60 ve değişen oranlarda faize hükmedilmesi gerekirken, değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı biçimde karar verilmesi de doğru olmamıştır. Öte yandan, dava konusu alacak likit olmayıp belirlenmesi yargılamayı ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını gerektirdiğinden davacı yararına %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi de bozma nedenidir. Ne var ki, tüm bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK. nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararın hüküm fıkrasının ilk paragrafının karardan çıkarılmasına ve yerine davanın kabulü ile davalı borçlu Aydın 2.İcra Müdürlüğü'nün 2000/4434 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 954.500.000 lira asıl alacak üzerinden devamına ve bu alacağa 21.9.2000 icra takip tarihinden itibaren %60 oranını geçmemek kaydıyla, % 60 ve değişen oranlarda reeskont faizi yürütülmesine, işlemiş faize yönelik itirazın iptali isteminin reddine cümlesinin yazılmasına, yine hüküm fıkrasının 5.bendinde yazılı asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine kelime dizelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine yasal koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine kelime dizelerinin yazılmasına ve değiştirilmiş olan hükmün HUMK. nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilmiş bu biçimi ile ONANMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının ise 1.bent uyarınca reddine, aşağıda yazılı bakiye 40,30 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy