(818 S. K. m. 101)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı-k.davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili avukat Rahmi Akyürek ile davalı-k.davacılar vekili avukat Mustafa Atalık geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı yüklenici kooperatif asıl ve birleşen davalarında iş bedelinin, arsa sahipleri birleşen davada sözleşmelerde kararlaştırılan cezai şartın tahsilini istemişler, mahkemece yüklenicinin davalarının kısmen, arsa sahiplerinin istemlerinin tamamen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Arsa sahipleri ile yüklenici kooperatif arasındaki 9.1.1997, 20.1.1997 ve 27.1.1997 tarihli daire karşılığı inşaat sözleşmelerinin Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından feshine karar verilmiştir. Fesih davası arsa sahipleri tarafından açılmış, mahkemenin 9.10.2001 tarihli fesih kararı kooperatifin karar düzeltme isteminin reddi sonucu 18.9.2002 tarihinde kesinleşmiştir. Taraf iradelerinin fesih konusunda uyuşmaması halinde, daire karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi ancak mahkeme kararıyla mümkün olur. Sözleşmenin mahkeme kararıyla feshi durumunda yüklenicinin yaptığı işin bedelinin feshin kesinleştiği tarih itibariyle hesaplanması gerekir. Mahkemece yüklenici kooperatifin yaptığı işin bedelini feshin kesinleştiği tarih yerine, 2000 yılı Ekim ayına göre hesaplayan ek bilirkişi raporunda belirtilen miktar üzerinden kooperatifin davalarının kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
3- Arsa sahipleri 9.1.1997 tarihli sözleşmenin 10., 20.1.1997 ve 27.1.1997 tarihli sözleşmelerin 9. maddelerine dayanarak birleşen 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/1039 Esas sayılı dosyası ile cezai şart olarak kararlaştırılan miktarın 21.000.000.000 TL.lık bölümünün tahsili isteminde bulunmuşlar, 2.3.2004 tarihli ıslahla bu miktarı 45.000.000.000 TL.sına çıkarmışlardır. Sözleşmenin feshi davasını açan arsa sahiplerinin, sözleşmenin feshedilmiş olması nedeniyle, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı isteyebilmeleri için, fesih halinde de cezai şartın istenebileceği konusunda sözleşmede açık düzenleme bulunması gerekir. Mahkeme kararıyla feshedilen sözleşmelerde fesih durumunda da cezai şartın istenebileceği konusunda bir düzenleme bulunmadığından arsa sahiplerinin cezai şart istemlerinin reddi gerekir. Mahkemece bu durum gözden kaçırılarak, cezai şart isteminin reddi yerine, kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
4- Taraflar arasındaki daire karşılığı inşaat sözleşmelerinin arsa sahiplerinin açtığı dava sonucunda feshine karar verilmiştir. Arsa sahiplerinin bu durumda menfi zararlarının tazminini isteme hakları vardır. Arsa sahipleri birleşen Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/1039 Esas sayılı dosyasında, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, menfi zarar karşılığı 1.000.000.000 TL. tazminat isteminde de bulunmuşlardır. Bu tazminat isteminin nedenleri arsa sahiplerine açıklattırılmadan ve bu konuda deliller toplanmadan bu tazminat isteminin reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır.
5- Yüklenici kooperatifin kabul edilen iş bedeline 9.10.2001 tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Faiz başlangıcı kabul edilen 9.10.2001 tarihi mahkemenin daire karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshine karar verdiği tarihtir. Sözleşmenin feshi BK.nun 101. maddesine göre arsa sahiplerini temerrüde düşürücü işlem niteliğinde değildir. Arsa sahipleri iş bedeli yönünden davaların açılmasından önce yüklenici tarafından temerrüde düşürülmediklerinden, iş bedelinin 10.000.000.000 TL.sı için 22.11.2002 asıl dava tarihinden, kalan bölümü için ise birleşen davanın açıldığı 3.11.2004 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. İş bedelinin tamamına 9.10.2001 tarihinden faiz yürütülmesi de yanlış olmuştur.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte yazılı nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, kararın ikinci ve üçüncü bentler uyarınca yüklenici kooperatif yararına, dördüncü ve beşinci bentler uyarınca arsa sahipleri yararına BOZULMASINA, 450,00 YTL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 14.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy