(2004 S. K. m. 67)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, eser sözleşmesine dayalı iş bedelinin ödetilmesi için yapılan takibe itirazın iptali istemiyle açılmış, davalı, yüklenici edimini yerine getirmediğinden işin başkasına yaptırıldığının reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne, %40 oranında inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 2024 numaralı parselin ifraz ve parselasyon işleriyle Tapu Sicil Müdürlüğüne teslim edilinceye kadar kontrollük hizmetlerinin yapımı konusunda tarihsiz sözleşmenin varlığı uyuşmazlık konusu değildir. Kural olarak eser sözleşmelerinde yüklenici edimini sözleşmeye uygun ifa ile teslim etmek, iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle yükümlüdür. Yüklenicinin edimini ifa etmediği, dolayısıyla bedele hak kazanmadığı savunulduğuna göre edimin ifa ile sonuçlandığını kanıtlamak davacıya aittir. Dosyada mevcut Tapu Sicil Müdürlüğü cevabında, sözleşmeye konu 2024 nolu parselin ifraz ve tescil işlemlerinin kimin tarafından yapıldığı açıklanmamış, ekli parselasyon haritasında Serdar Uzun imzasına yer verildiği görülmüştür. Ayrıca davacının işi yaptığına dair bilirkişi incelemesi de yaptırılmamıştır. Bu haliyle davacının iş bedeline hak kazandığı toplanan delillerle ortaya konulmuş değildir.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, Tapu Sicil Müdürlüğünden 2024 parselle ilgili parselasyon haritası ve eki belgelerin, belediyedeki dosyasının getirilerek tüm dosyanın uzman bilirkişilere incelettirilmesi, parselasyon ve takip işlemlerinin sözleşmeye uygun biçimde davacı tarafından ifa edildiğinin anlaşılması durumunda şimdiki gibi davanın kabulüne, aksi durumda davacının edimini yerine getirmediği başkalarınca tamamlandığının anlaşılması halinde davanın tümüyle reddine karar vermek olmalıdır. Eksik inceleme ve yetersiz delillerle davanın kabulü bozmayı gerektirir.
Öte yandan dava İİK.67.maddesince açılmış itirazın iptali istemine ilişkin olduğundan davalının inkar tazminatıyla sorumlu tutulabilmesi için itirazın haksız olması gerekir. Alacak yargılama sonucu belirleneceği ve likit (muayyen) olduğundan söz edilemeyeceğine göre itiraz haksız sayılamaz. Davalının ayrıca inkar tazminatı ile sorumlu tutulması kabul biçimi bakımından doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 25.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy