(1086 S. K. m. 287)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Mustafa Özel ile davalı vekili avukat Özkan Bulgu geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık 15.4.1998 tarihli sipariş sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı yüklenici davalıya yaptığı imalattan dolayı ödenmeyen 134.888.807.719 TL.nın davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ödeme konusunda taraf defterlerinin birbirini teyit etmemiş olmasına, davalı defterlerinde yer alan ödeme kayıtlarının geçerli müstenidata dayanmamasına, davalı iş sahibinin ödemeyi kanıtlamak zorunda olmasına göre davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının 1.12.2002 tarihli faturalarına müsteniden davalıya teslim ettiği mamuller davalı tarafından keşide olunan 31.12.2002 tarihli fatura ile davacıya iade olunmuştur. İade faturası ise davacı yanca 17.1.2003 tarihinde davalıya geri çevrilmiştir. İade faturası süresinde çevrilmiş ise davacının imalatın hatalı olmadığı itirazları üzerinde durulmalıdır. Mahkemenin bu konuda itiraz yokmuşçasına iade faturası bedeline hükmetmemiş olması doğru olmamıştır. Sözleşmenin 8. maddesinde davalı iş sahibine teslim edilecek imalatın davalının kalite kontrol müdürlüğünce kabul edilmesi halinde teslim edilmiş sayılacağı, iade kararına karşı itiraz edilmeyeceği belirtilmiş olmakla bu hususun HUMK.nun 287. maddesi uyarınca delil sözleşmesi olarak kabulü gerektiğinden tarafları bağlayıcı olup mahkemece de resen nazara alınacaktır. Bu durumda kalite kontrol müdürlüğünce kabul edilmeyen mallar davacıya iade edilmişse davacı bir bedel talep edemeyecektir. Ancak iade olunmamış ise bedelden tenzil suretiyle değerlendirilmesi gerektiği gibi tamiratla kabul edilebilecek mamullerde de bedelden indirim yoluna gidilerek davalı elinde kalan mamullerin bedeli ödenmelidir. Bu sebeple mahkemece yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda inceleme yapılıp gerektiğinde işin uzmanı bir teknik eleman da keşif heyetine katılarak alınacak ek bir raporla davacının iade faturası nedeniyle bir alacağı saptandığı takdirde bunun bedelinin de davalıdan tahsiline karar verilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1. ) bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2. ) bent gereğince hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 450,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.888,10 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 19.1.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy