(2004 S. K. m. 67)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, eser sözleşmesine dayalı kalan alacağın tahsili, birleşen dava iadesi gereken nakdi teminatın tahsili konusunda yapılan takiplere vaki itirazların iptali istemleriyle açılmış, mahkemenin asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair kararı taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasında imzalanan 01.11.1999 davalının T.A.Ş.'ye karşı yükümlendiği yeraltı kablo döşeme işini davacının yapması Sözleşmenin 11. maddesine göre hakedişlerden teminatın iadesi için, malzeme mutabakatı, kesin hesap yapılması ve SSK ilişiksizlik belgesi getirilmesi zorunludur. Asıl davada iş bedelinden kalan alacak istenildiğine göre öncelikle kesin hesap çıkarılmalıdır. Mahkemece yaptırılan 14.03.2003 tarihli bilirkişi incelemesinde davacının 29.462.151.058 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmışken yeniden oluşturulan bilirkişi kurulundan alınan 08.12.2003 tarihli raporda davacının kalan alacağı 15.995.281.572 TL bulunmuştur. Tarafların itirazı üzerine alınan ek raporda sonuç değişmemiştir. İlk raporda teminatla ilgili bilgi ve belge bulunmadığından hesaplama yapılamadığı bildirilmiştir. Hükme dayanak 08.12.2003 tarihli raporda davacının teminat dahil tüm bakiye alacağı 32.665.710.433 TL bunun 16.670.428.461 TL. sinin %5 teminat kesintisi tutarı olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili, bakiye alacak tutarı 32.665.710.433 TL.nin net alacak olduğu, teminat kesintilerinin ayrı bir hesapta tutulduğundan, asıl alacaktan ayrıca teminat miktarının düşülmesinin yanlış olduğundan bahisle itiraz etmiştir. Görülüyor ki her iki rapor arasında asıl alacak içinde teminatın yer alıp almadığı konusunda açık bir çelişki vardır. Bu çelişki giderilmeden ve tarafların itirazları cevaplandırılmadan rapor hükme dayanak alınamaz.
O halde yapılması gereken iş, yeniden bilirkişi kurulu oluşturularak çelişki giderilmeli, tarafların itirazları cevaplandırılmalı ve davacının kalan alacağı ile teminat miktarı denetime elverişli biçimde saptanmalıdır. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hükme varılması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 03.04.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy