(1086 S. K. m. 283)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukat Canan Tokcan ile davalı Koop. vekili avukat Murat Malkoç geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca fazladan yapılan dairelerden paylarına isabet eden 8 adet dairenin aynen olmadığı takdirde bedelinin nakden müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılara ait 27 parsele 28 daireli inşaat yapımı ve toplam 12 dairenin arsa maliklerine verilmesi, daire sayısının artması durumunda artışın aynı oranda yansıtılması ve 28-30 parsellerle şuyulandırılması konusunda davalı Adem ile haricen sözleşme imzalanmıştır. Sözü edilen parseller dışında başkaca parsellerinde tevhidine sözleşmede yer verilmemiştir. İnşaatın halen 26 ve 27 nolu parsellerin tevhidiyle oluşan 113 parsel üzerine yapıldığı, 12.12.2002 tarihli bilirkişiler raporuyla belirtilmiştir. Dosyaya giren tapu cevaplarında, 125 adada 28 ve 30 parseller yanında başka parsellerin de imar uygulaması sonucu tevhid ve ifrazları gördüğü bildirilmiştir. İnşaat alanına sözleşme dışı parsellerden tevhid olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Şayet başka parsellerin katılımıyla inşaat alanı genişletilmiş ve bu nedenle bağımsız bölüm sayısı artmış ise davacıların bu yerlerden hak sahibi olacakları düşünülemez. Ancak sözleşmeye konu parsellerin inşaat alanında daha fazla bağımsız bölüm elde edilmiş ise paylaşım oranları gözetilerek fazlalıktan davacıların da hak sahibi olacakları sözleşmelerinde açıkça kararlaştırılmıştır. O halde mahkemece yapılması gereken iş, mahallinde uzman bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılması, büyüme nedeni araştırılarak başka parsellerin tevhidiyle inşaat alanı kazanımının olup olmadığı, tevhid yapılmadan inşaatta bir büyüme saptanırsa bundan sözleşmedeki paylaşım oranı gözetilerek davacı arsa maliklerine ayrıca verilmesi gereken bağımsız bölümlerin saptanıp böylece davanın sonuçlandırılması gerekir.
Öte yandan, davada arsa sahiplerine ait dairelerin (D) Bloktan verilmesi kararlaştırıldığı halde ekonomik değeri daha düşük ve küçük alanlı dairelerin verildiğini, (D) Bloktan ve bitişiği bloktan toplam 8 dairenin verilmesi de istenilmiştir. Arsa sahiplerince Adem Akkan'a verilen ve Kütahya 2.Noterliğinin 28.6.1994 gün ve 14696 sayılı düzenlenen vekaletname ve eki krokide D Bloktaki 8 dairenin İsmet ve Ahmet Artuş uhdesinde kalacağı belirtilip yerleri de gösterilmiştir. Ayrıca kooperatifin 2.8.1994 tarihli genel kurul tutanağının son sahifesinde adı geçenlere (D) Blokun tamamının verileceği de açıklanmıştır. Yukarıda bahsi geçen ve karara dayanak 2002/470 esas sayılı dosyada alınan 12.12.2002 tarihli raporda ise krokide gösterilen yerlerin verildiği açıklanmış, ancak yine aynı dosyada bulunan ve Servet Ata tarafından düzenlenen 2.12.2002 tarihli rapor eki krokiden davacı dairelerinin D Blokta olmadığı görülmektedir. Bu hususta bilirkişiler görüşü alınmalı ve davacılar talebi denetime elverişli biçimde değerlendirilip sonuçlandırılmalıdır. Eksik incelemeyle ve başka davada alınan bilirkişi raporuyla bağlı kalınarak davanın tümüyle reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz istemlerinin kabulüyle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 14.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy