(6183 S. K. m. 24, 28, 29, 30) (492 S. K. m. 13)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava 6183 sayılı Kanun uyarınca tasarrufun iptali istemiyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tasarrufun iptali davasının kabul edilebilmesi için borçlunun malvarlığının borcunu karşılamaması gerekir. Bu konuda gerekli değerlendirmenin sağlıklı olarak yapılabilmesi için, borçlunun borç miktarıyla mal varlığının değerlerinin kesin şekilde ortaya çıkarılması zorunludur. Somut olayda borçlu Ali Taşdemir tarafından vergi borçları nedeniyle Manisa Vergi Mahkemesine davaların açıldığı ve sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan karar örneklerinden vergi mahkemesine ait kararların kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamıştır. Vergi mahkemesine açılan davalar sonucunda verilen kararlar kesinleşmeden davalı borçlu Ali Taşdemir'in vergi borcu miktarının hesaplanması da mümkün değildir. Mahkemece, bu konuda sağlıklı bir inceleme yapılmadan ve davaların sonuçlarında verilen kararların kesinleşip kesinleşmediği araştırılmadan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, davalı borçlu Ali Taşdemir tarafından Manisa Vergi Mahkemesine açılan davaların kararlarının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılmasından, kararların kesinleşmesinden sonra son borç miktarının vergi dairesinden sorulmasından, gerekirse vergi mahkemesi dosyaları getirtilerek, vergi mahkemesi kararları da dikkate alınmak suretiyle davalı borçlu Ali Taşdemir'in mevcut olan vergi borcunun miktarının bilirkişiye hesaplattırılmasından, borçlu Ali Taşdemir'in mevcut malvarlığının belirlenecek vergi borcunu karşılayıp karşılamadığı konusunda Yargıtay denetimine elverişli değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar oluşturulmasından ibarettir.
Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesine göre davacı idare harçtan muaf olduğu halde, davacıdan harç alınmasına karar verilmesi de hatalı olmuştur. Kararın bu nedenlerle bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 27.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy