(1163 S. K. m. 59) (818 S. K. m. 364, 366)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ise de davetiye pulu olmadığından duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 1.4.1998-15.5.1998 ve 25.5.1998 tarihli sözleşmeler uyarınca yüklenicinin yaptığı imalatların ödenmeyen bedelinin tahsiline ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. 29.1.1997 tarihinde kooperatifin genel kurulunda alınan karar ile kooperatif inşaatlarının yapılması konusunda yönetim kuruluna yetki verilmiştir. Bu yetkiye istinaden imzalanan 1.4.1998 tarihli sözleşmede işin bedeli 2.250.000.000 TL. olarak belirlenmiş bu fiyatın 6 ay için geçerli olduğu 6. ayın sonunda bu fiyata %30 fark verileceği sözleşmenin 20.nci maddesi ile kabul edilmiştir. Hal böyle iken, 15.5.1998 tarihli sözleşmede ilk sözleşmedeki artış oranı her 6'şar ay için belirlenmediği halde her 6'şar ay sonunda %30 artırılacak hale getirilmiş, 25.5.1998 tarihli sözleşmede de yine kooperatifin yükümlülüğü arttırılarak cezai şart maddesine yer verilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 59.ncu maddesinde, kooperatifin amacına uygun olmayan işlemlerin önlenmesi ve üyelerin mağdur edilmemeleri bakımından kamu düzeni ile ilgili emredici hükümlere yer verilmiştir. Bu cümle ile kooperatif adına yapılacak sözleşmelerin genel kurul denetiminden geçirilmesi ve kooperatifin en son karar mercii olan genel kurulca karara bağlanması amaçlanmıştır. Dava konusu olayda genel kurulun verdiği yetki üzerine imzalanan ilk sözleşmeden sonra gerek işin bedeli ve gerekse cezai şart yönünden ağırlaştırıcı hükümler içeren ek sözleşmeler yapılmış ve bu sözleşmeler genel kurulun tasvibine de sunulmamıştır. Bu nedenlerle gerekli onaylar gerçekleştirilmeden yapılan alacak hesaplamaları ve buna bağlı olarak davacıya verilen çekteki miktarın da davacının gerçek bir alacağını göstermediği izahtan varestedir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacının yaptığı imalâtın 11.4.1998 tarihli sözleşmenin 20.nci maddesi doğrultusunda hesaplanması bu tarihten bir yıl sonra gerçekleştirilmiş imalât varsa bunların bedelinin ise yapıldığı yıl mahalli rayiçlerinden bilirkişiye hesap ettirilerek ( BK. madde 366 )ve davalı yanın ödediği miktarın düşülmesiyle kalanına hükmedilmesinden ibarettir. Ayrıca ilk sözleşmede geciken alacaklara 0,003 oranında günlük ceza uygulanacağına dair bir hüküm bulunmadığından buna yönelik istemin reddi yerine kabulü doğru olmadığı gibi, uygulanan oranın da binde üç olarak esas alınması sözleşme hükümlerine aykırıdır. Alacak için 3095 sayılı Kanunun 2/III. maddesi uyarınca avans faizine hükmedilmelidir.
Bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz olunan hükmün davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 10.3.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy