(818 S. K. m. 106, 108, 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili gelmedi. Davalı vekili avukat Benek Güvenilir geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Yanlar arasında yapılan ve Borçlar Yasası'nın 355.maddesinde tanımlandığı üzere; hukuksal niteliğince bir eser sözleşmesi olan 24.10.2000 tarihli sözleşme ile binanın ahşap parke işinin yapımını ve 27.11.2000 tarihinde teslimini alt yüklenici davalı, malzeme 42.410.618 TL/m2 ve uygulama işçiliği 4.535.900 TL/m2 sabit birim fiyatla iş bedeli ödemeyi de davacı yüklenmişlerdir.
Davalının borçlu temerrüdüne düşmesi sonucu, davacı Borçlar Yasasının 106/II. maddesindeki üç seçimlik haktan sözleşmenin feshine yönelik hakkını kullanarak 09.05.2001 tarihli ihtarla yaptığı bildirimi ile davalıya fesih bildiriminde bulunmuştur. Fesih bildirimi, karşı tarafa ulaştığında hukuksal sonucu doğuran ve dolayısıyle taraflar arasındaki akdi ilişkiyi sona erdiren, yenilik doğuran bir irade beyanıdır.
Borçlar Yasası'nın 108. maddesi gereğince, sözleşmeyi bozan taraf, kendine düşen borcu ödemekten kaçınabilir ve yapmış olduğu ödemeyi geri isteyebilir. Bundan başka eğer borçlu kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini kanıtlayamazsa, alacaklı taraf sözleşmenin geçersiz kalmasından doğan zararın ödenmesini de isteyebilir. Menfi zarar, sözleşme yapılmamış veya görüşülmesine girişilmemiş bulunulsaydı uğranılmayacak olan zarardır. Sözleşmenin uygulanacağına güvenilerek, sözleşmenin tarafının yaptığı ve mal varlığını eksilten harcama ve giderler karşılığı olumsuz zarar kapsamında olduğu gibi, bu sözleşmeye güvenilerek başka biri ile aynı koşullarla sözleşme yapma olanağı varken, bu fırsatı kaçırması sonucu uğradığı yani kaçırılan fırsat sebebiyle uğradığı zarar da menfi zarardır.
Davacının Olumsuz zarar isteminde de bulunduğu mahkemece nitelendirilip kabul edilmiş olmasına karşın, hukuksal niteliğince olumlu zarar olan (3.963.015.798) TL. maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesi, az yukarda açıklanan yasal nedenlerle doğru olmamıştır. O halde, mahkemece yapılacak iş; davalıdan başka onun teklifine en yakın miktarda yapılmış bir teklif varsa o fiyat ile; o tarihte başka teklif eden yüklenici yoksa anılan tarih itibariyle o işin rayiç bedeliyle davacının sözleşmenin feshini takip eden makul süre içerisinde kalan eksik işler için başka yükleniciye ödemesi gereken bedel oranındaki farkın belirlenmesine yönelik bilirkişi kurulundan ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasıyla rapor alınması ve varılacak sonuca göre menfi zarar hakkında bir karar vermekten ibaret olmalıdır. Belirtilen hukuksal nedenler gözden kaçırılarak, mahkemece sözleşme feshedildiği ve aksine sözleşmede bir hüküm olmadığı ve dolayısıyla istenmesine hukuksal olarak bulunmadığı halde, olumlu zarar niteliğindeki (3.963.015.798) TL. maddi tazminatın ödetilmesine de karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1. bentte belirtilen nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle davalının temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 400,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1,10 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 27.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy