(2709 S. K. m. 141) (1086 S. K. m. 389) (2547 S. K. m. 56)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Bozmadan önce davacı alacağının 13.3.2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, bu husus bozma nedeni yapılmayarak sair ret kapsamında kalmıştır. Mahkemece bozmaya uyulmakla bu husus kesinleşmiş, davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Mahkemenin kesinleşen tarihi bir kenara bırakarak ve infazda tereddüt yaratacak biçimde 1998 yılı sonu itibariyle hesaplanacak yasal faizle birlikte tahsil kararı vermesi bozmayı gerektirir. Ne var ki düşülen bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438/VII. maddesi gereği düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kararın hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan 1998 yılı sonu itibariyle hesaplanacak kelime dizisinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine 13.3.2001 tarihinden itibaren tarih ve kelimelerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilerek ONANMASINA, 2547 Sayılı Yasanın 56/b maddesi gereğince davalı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 14.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy