(1086 S. K. m. 440)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edildikten sonra gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, sözleşmenin iptali, mümkün olmadığı takdirde dairelerin bedellerinin tahsili istemiyle açılmış, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı H. T. diğer arsa sahipleri M. A. ve A.T. ile birlikte davalı Ö.E. E.'e 21.7.2000 tarihli Of Noterliğinin 4228 yevmiye numaralı vekaletnamesini vermiştir. Vekil tayin edilen Ö. E. E. bu vekaletnameye dayanarak önce 1.8.2000 tarihinde yüklenici Y.Ö.ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmıştır. Bu sözleşmeden diğer arsa sahipleri M. T., A. T. ve A. T. gibi davacı H. B.'a da 20 daire 1 dükkan verilmesi kararlaştırılmıştır. Davalı arsa sahipleri vekili Ö. E. E. daha sonra 9.9.2002 tarihinde aynı vekaletnameye dayanarak yüklenici S. S. S. ile kat karşılığı inşaat sözleşmesini yapmıştır. Bu sözleşmede önceki sözleşmede olduğu gibi diğer arsa sahipleri M., A. ve A. T.'ye 20'şer daire ve 1'er dükkan verilmesi kararlaştırıldığı halde, davacı H. T.'ye 18 daire, 1 dükkan verilmesi kararlaştırılmış, H. T.'nin 2 dairesinin tevhid suretiyle tapu paydaşı olan S. T.'ye verilmesi kabul edilmiştir.
Davalı vekil Ö. E. E., H. T.'nin sözlü muvafakatı ile kendisine ait 2 dairenin S. T.'ye verildiğini savunmuş, bu savunma davacı H. T. tarafından kabul edilmemiştir. Davalı Ö.E. E. tarafından davacı H. T.'nin 2 dairesinin S. T.'ye verilmesine rıza gösterdiği konusunda yazılı bir belge de dosyaya konulamamıştır. Vekil tayin edilen kişinin işlem yaparken kendisini vekil tayin eden asılın çıkarlarını koruması ve asılın iradesine uygun hareket etmesi gerekir. Davalı vekil Ö. E. E. bu şekilde hareket ettiğini kanıtlayamadığından olayda sorumluluğu bulunduğu açıktır. Somut olayda 15 parselin tevhid sonucu paydaşı olan S. T.'ye verilen 2 dairenin arsa sahiplerinin tamamının dairelerinden eşit olarak verilmesi gerekir. Tapu kaydına göre S. T. dışındaki diğer arsa sahiplerinin payları eşit olduğundan davacı H. T.'nin daire sayısının 1/4 oranında azalması gerekirken, her iki dairenin davacının payından S. T.'ye verilmesi davalı vekil Ö.E. E.'in sorumluluğunu gerektirir. Mahkemece bu durum gözden kaçırılarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş S. T.'ye verilen 2 bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle değerleri belirlenmek suretiyle 1/4 payın davacı H. T.nin payından verilmesinin zorunlu olması nedeniyle bu miktar düşürülerek kalan 3/4 paya isabet eden daireler bedelinin davalı Ö.E. E.'den tahsiline karar verilmesinden ibarettir. Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 07.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)