(2004 S. K. m. 277, 278) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Betül L. geldi. Davalı Fatma U. vekili ve davalı Fahri G. gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmekle dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İİK. nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda satış bedeli ile gerçek değer arasında önemli oransızlık nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı Fahri G. ile davalı Fatma U. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK. nun 278. maddesinin 2. bendinde sözleşmenin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun pek aşağı bir fiyat kabul ettiği satışlar bağışlama gibi sayılmıştır. Buna göre tarafların edimlerinin değeri saptanırken tasarrufa konu taşınır veya taşınmaz malın gerçek değerinin araştırılıp tespit edilmesi gerekir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın tasarrufa konu hissesinin satış tarihindeki değeri 31.573.333.333 TL. olarak belirlenmiş, 10.500.000.000 TL. olan satış bedeli ile ivazlar arasında önemli oransızlık olduğu kabul edilerek tasarruf iptal edilmiştir. Aynı taşınmazla ilgili Kadıköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/45 Esas ve Kadıköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1760 Esas sayılı dosyalarında hissenin aynı tasarruf tarihi itibariyle değeri 9.250.000.000 TL. olarak kabul edilmiştir. Aynı taşınmaz ve tasarrufla ilgili değerler arasında bu şekilde büyük bir fark ve çelişki bulunması nedeniyle gerçek değerin saptanmış olduğunu kabul etmek mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece taşınmazın bulunduğu mahalde dosyada mevcut raporları veren bilirkişiler dışında yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle talimat yoluyla keşif yaptırılarak mevcut raporlar arasındaki çelişki üzerinde durularak giderilmesini sağlayacak şekilde ve tasarrufa konu hissenin satış tarihindeki gerçek değeri konusunda rapor alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde davanın kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil edilmeyen davalılar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 14.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy