(2004 S. K. m. 105, 277)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava İİK. nun 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali davasıdır. Mahkemece, taraflar arasında takipten sonra borcun ödeme şekline ilişkin olarak düzenlenen protokole göre borçlunun her ay taksitler halinde borcunu ödemeye devam ettiği bu nedenle acz halinde olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
İİK. nun 277/1. maddesinde elinde muvakkat ya da kat'i aciz vesikası bulunan her alacaklının tasarrufun iptali davası açabileceği hükme bağlanmıştır. Davacının elinde bu tür bir belgenin bulunmaması halinde dahi davacı alacaklıya kesin aciz belgesi ibraz etmesi ya da İİK. nın 105/II. maddesine uygun olarak düzenlenmiş haciz zaptını dosyaya koyması için mehil tanınması gerekir.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre, icra takibi sırasında borcun ödeme şekli ile ilgili olarak yapılan anlaşmalar, tasarrufun iptali davasının dinlenmesine engel bir durum teşkil etmez.
Takip sırasında borca dair ödeme planı yapılmış ise de, takip devam etmekte olup borcun tamamen ödendiği de ihtilaf konusudur. Bu durumda mahkemece iptal davasının esasına girilerek gerekli araştırma ve inceleme yapıldıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Kabul şekline göre de, tüm davalılar hakkındaki davanın aynı nedenden dolayı reddedilmiş olmasına rağmen davalıların tamamı için tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, her bir davalı için ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 11.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy