(4077 S. K. m. 1, 3) (818 S. K. m. 355)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, istirdat istemiyle 4077 sayılı Kanuna dayanılarak, tüketici mahkemesi sıfatıyla Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesine açılmış, mahkemece 22.9.2004 tarih 2002/477 E. 2004/900 K. sayılı kararıyla, Adana'da Tüketici Mahkemesinin faaliyete geçtiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş, tüketici mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3/e maddesinde tüketici "bir mal ve hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi" olarak tanımlanmıştır. Kanunun amacı da 1. maddesinde açıklanmıştır. Söz konusu Kanun, hazır bir mal veya hizmeti satın alarak, onu günlük yaşamında kullanan veya ondan yararlanan kişiyi korumak için çıkarılmıştır. Başka bir anlatımla, satım akdine konu oluşturan, tüketime yönelik dar kapsamlı mal ve hizmet ilişkileri kanun kapsamına alınmıştır. Aksinin düşünülmesi durumunda üst düzey teknoloji ile gerçekleştirilen, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar sonucu açılan davaların da tüketici mahkemesinde görülmesi gerekir. Bu durum Kanunun amacına uygun düşmez.
Somut olayda uyuşmazlık, koltuk takımının sipariş edilenden farklı nitelik ve desende imal edildiği iddiasından kaynaklanmıştır. Taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesine dayanmaktadır. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda uygulanması hukuken mümkün değildir. Daire'mizin yerleşik kararları bu doğrultuda olduğu gibi, Hukuk Genel Kurulu da 26.2.2003 tarih 2003/15-127 E. 2003/102 K. sayılı kararında aynı görüşü benimsemiştir.
Bu durumda tüketici mahkemesince görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar vermesi yerine işin esasının incelenerek karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 18.7.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy