(818 S. K. m. 355, 359, 362)
Dava: Davacı - k.davalı... Gıda ve Ambalaj Mak. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı - k.davacı... Çay Paketleme ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki davadan dolayı İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.05.2004 gün ve 2001/1062-2004/337 sayılı hükmü onayan dairemizin 25.05.2005 gün ve 2004/4917-2005/3148 sayılı ilamı aleyhinde davalı-k.davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı yüklenici tarafından açılan davada, bakiye iş bedeli alacağı ile sözleşmenin 10. maddesinde öngörülen gecikme tazminatının tahsili, iş sahibince cevapla açılan karşı davada ise; teslimin eksik-ayıplı ve geç yapılması nedeniyle uğranılan zararların tahsili istenmiş, mahkemece asıl davada bakiye iş bedeli alacağına ilişkin istemin kabulüne, gecikme tazminatının reddine, karşı davanın ise süresinde açılmadığından açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davalı ve karşı davacının temyizi üzerine hükmün onanmasına dair verilen karara karşı davalı ve karşı davacı tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, özellikle teslim edilmediği ileri sürülen mürekkep püskürtmeli printerın 14.7.2000 tarih ve 069 nolu irsaliyeli faturada yer almasına, bu faturanın davalı defterlerine kayıt edilmiş ve münderecatına itiraz edilmemiş bulunmasına, bu durumda printerın davalıya teslim edilmiş olduğunun kabulü gerekeceğine göre davalı-karşı davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme taleplerinin reddi gerekmiştir.
2- Dava BK'nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici davada; eseri sözleşme koşullarına uygun biçimde eksiksiz ve kusursuz olarak teslim ettiğini, davalı iş sahibinin süresi içinde ayıp ihbarında bulunmayarak eseri kabul ettiğini, sözleşme bedelinin tamamına hak kazandığını ileri sürerken, davalı iş sahibi; tesisin geç teslim edildiğini, teslim edilen makinelerin teknik özellikler ve kapasite yönünden sözleşme koşullarına uygun bulunmadığını, yapılan teslimin eksik ve ayıplı olduğunu, iyileştirme yapılmasına rağmen istenilen randımanın sağlanamadığını, bu nedenle sözleşme bedelinden tenzilat yapılması gerektiğini savunmuştur.
Sözleşme konusu makinelerin irsaliyeli faturalarla partiler halinde teslim edildiği ve son teslimin 22.08.2000 tarihinde yapıldığı yanlar arasında çekişmeli değildir. Yanlar arasındaki uyuşmazlık; davalı iş sahibine yapılan teslimin eksik ve ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, noksan ve ayıplı ifa varsa iş bedelinden ne miktar tenzilat yapılması gerektiği konuları ile ödemelere ilişkindir.
Genel olarak eksik iş; yapılması gerektiği halde yapılmayan işleri, ayıp da; sözleşme ve dürüstlük kurallarına göre eserde olması gereken vasıfla fiilen mevcut olan arasındaki aleyhe farkları ifade etmektedir. İşin yapılmayan kısmının teslim ve muayenesi söz konusu olamayacağından iş sahibinin eksik işler yönünden yükleniciye ihbarda bulunma yükümlülüğü yoktur. İş sahibi, eksik işlerin bedelini teslim tarihindeki mahalli rayiçlerle zamanaşımı süresi içinde her zaman talep edebilir. Bu konuda herhangi bir itirazı kayda da gerek yoktur. İş sahibinin muayene ve ihbar yükümlülüğü yalnızca ayıplı işlere ilişkindir. BK'nun 359/1. maddesine göre iş sahibi, yapılan işin kendisine tesliminden sonra işin mahiyetine ve mutat cereyanına göre imkanını bulur bulmaz o şeyi muayeneye ve kusurları varsa bunları yükleniciye bildirmeye mecburdur. Aksi halde BK'nun 362/11. maddesi uyarınca işi zımnen kabul etmiş sayılır. İş sahibi makul süre içinde ayıp ihbarında bulunmuş ise ayıpların bedelini teslim tarihindeki rayiçlerle isteyebilir. Ayıp ihbarı herhangi bir şekle bağlı olmayıp sözlü olarak da yapılabilir, yazılı olması yalnızca ispat kolaylığı sağlar.
Somut olayda; davalı ve karşı davacı iş sahibi işin eksik ve ayıplı bulunduğunu savunmuş, bedelden tenzilat yapılmasını talep etmiştir.
Mahkemece uyuşmazlık konularının açıklığa kavuşturulması için istinabe yoluyla mahallinde keşif yaptırılıp bilirkişi kurulundan rapor aldırılmış ise de, alınan raporda, etiket makinesi hariç tesisin çalışır ve kullanılır durumda olduğu tespit edilmekle yetinilmiş, fiilen teslim edilen makinelerin ve kurulan tesisin mevcut teknik özellikleri ve kapasitesi ile sözleşme hükümleri mukayese edilmek suretiyle iddia ve savunmada ileri sürülen hususlar layığı veçhile araştırılmamış, bilirkişi kurulu raporuna yöneltilen teknik nitelikteki itirazlar da ek raporla karşılanmamıştır. Hükme dayanak alınan bilirkişi kurulu raporu bu haliyle hüküm tesisine elverişli bulunmamaktadır. Bilirkişi kurulu raporunda ve mahkeme kararının gerekçesinde ayıp ihbarına ilişkin herhangi bir inceleme ve değerlendirmeye yer verilmemiştir. Dosya kapsamına göre, davalı iş sahibi ayıp ihbarında bulunduğunu kanıtlayamamış ise de, dava konusu bir kısım imalatların iyileştirilmesi konusunda davacı yüklenicinin dava dışı taşeron V. ile 20.09.2000 tarihli sözleşme yaptığı anlaşılmaktadır. Şayet bu sözleşmenin konusu taraflar arasındaki 20.03.2000 tarihli sözleşme uyarınca davacı yüklenici tarafından imal edilerek davalı iş sahibine teslim edilen tesis ve makinelerle ilgili ve bu tesis ve makinelerdeki eksik ve kusurlu işlerin giderilmesine yönelik ise, süresinde ayıp ihbarının yapıldığının kabulü gerekir. Bu husus bilirkişilerce değerlendirilerek ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Diğer bir uyuşmazlık da ödemelere ilişkindir. Davacı yüklenici ödeme tutarının 120.573 USD olduğunu iddia ederken davalı iş sahibi 126.890 USD karşılığı 77.l99.250.000.-TL olduğunu savunmaktadır. Ödemeyi ispat etmek iş sahibinin yükümlülüğünde olan bir husustur. Davalı defterleri ve ibraz ettiği ödeme belgeleri de incelenerek ödeme tutarı saptanmalı, yazılı belgeyle kanıtlanamayan bir ödeme bulunursa bu miktar bakımından davalı iş sahibine yemin teklif hakkı hatırlatılarak sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
Bütün bu açıklamalara göre sonuçta mahkemece; bilirkişilerden ek rapor alınarak davacı yüklenici tarafından imal ve montajı yapılan imalatlar saptanmalı; bu imalatlar sözleşme hükümleri ile mukayese edilerek yapılması gerekip de yapılmayan bir imalat bulunup bulunmadığı, yapılan imalatların ise sözleşmede kararlaştırılan kapasite ve teknik özellikleri taşıyıp taşımadığı, kısaca noksan ve ayıplı ifa bulunup bulunmadığı, ayıplı ifa varsa süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı araştırılmalı; ayıp ihbarında bulunulmuş ise noksan ve ayıplı işlerin, bulunulmamış ise yalnızca noksan işlerin teslim tarihindeki rayiç bedeli hesaplanıp sözleşmede kararlaştırılan iş bedelinden düşülmeli, yine davalı iş sahibi şirketin veya temsilcisinin sözleşme konusu işlerle ilgili olarak davalı yüklenici şirketten veya temsilcisinden teminat olarak aldığı ve tahsil ettiği çek ve senetler varsa bunlar da araştırılarak eksik ve kusurlu işler bedelinden mahsup edilmesi gerekip gerekmediği tartışılmalı, bu şekilde saptanan davacı alacağından kanıtlanan ödemeler düşülerek hasıl olan sonuç çerçevesinde hükme varılmalıdır. Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken zuhulen onanması doğru olmamış, davalı ve karşı davacı iş sahibinin karar düzeltme talebi kısmen yerinde bulunarak onama kararının kaldırılıp hükmün bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı ve karşı davacı şirketin sair karar düzeltme isteklerinin reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle dairemizin 25.05.2005 tarih ve 2004/4917 Esas 2005/3148 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak hükmün karar düzeltme talebinde bulunan davalı ve karşı davacı iş sahibi yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz ve karar düzeltme peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davalı - karşı davacıya verilmesine, 14.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy