(1086 S. K. m. 28, 34, 521, 533)
Dava: Davacı-k.davalı Abdullah Gürder ile davalı-k.davacı Eston İnşaat A.Ş. arasında çıkan anlaşmazlığın çözülmesi için seçilen Yüksel Acun, Hayrullah F.Töre, A.Tuncay Kozanlı'dan oluşan Hakem kurulu tarafından verilen 29.11.2004 tarihli kararın temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve dosya İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesince 7.3.2005 tarih ve 2005/41 sayılı yazı ile gönderilmiş olmakla temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmekle dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yanlarca imzalanan sözleşmedeki tahkim şartı nedeniyle hakemlerce çözüme bağlanmıştır. Davacı, hakem olarak avukat Hayrullah F.Töre'yi davalı ise Abdullah Tuncay Kozanlı'yı seçmiş, üçüncü hakem olarak da avukat Yüksel Acun mahkemece görevlendirilmiştir. Temyize konu dava isimleri belirtilen hakemlerce karara bağlanmış ve karar taraflarca temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 521. maddesinde; hakemlerin reddi hakim sebeplerine müsteniden reddolunabileceği, red sebebine muttali olunduğu tarihten itibaren 5 gün zarfında red talebinde bulunulması gerektiği belirlenmiştir. Red sebebi HUMK.nun 34/1 maddesi uyarınca davaya bakıldığı sırada öğrenilmiş ise en geç ondan sonraki ilk oturumda, yeni bir işlem yapılmadan önce bu red istemi hemen bildirilmelidir. Dava konusu olayda reddi hakim talebi temyiz dilekçesi ile birlikte yapılmıştır. Red gerekçesi olarak hakemlerden Abdullah Tuncay Kozanlı'nın davalı ve karşı davacı Eston İnşaat A.Ş.nin genel müdürü olarak görevli bulunmasına dayanılmıştır.
Dosyaya celbedilen ticaret sicil dosyası ile Ticaret Sicil Gazetesi'nden bu hakemin Eston İnşaat A.Ş.de 19.7.2004 tarihinde genel müdür olarak görevlendirildiği anlaşılmaktadır. Bir Anonim Şirkette genel müdür olarak görev yapan bir kişinin o şirketin temsilcisi ve davanın tarafı sayılması gerektiğinden aynı şirketin davasında hakem olarak görev almasının, tarafsız olması gereken hakemlik müessesiyle bağdaşmayacağı ortadadır. Bu durumda hakem HUMK.nun 28. maddesi uyarınca davaya bakmaktan yasaklı olduğu gibi HUMK.nun 29. maddesinin 6. bendinde ( umumiyetle hakimin birtaraflığından şüpheyi mucip esbabı mühimme bulunması ) da red sebebi olarak kabul edilmektedir. Mahkeme kararlarında olduğu gibi hakem kararlarında da kararı veren kişilerden şüphe edilecek bir durumun ortaya çıkması halinde kararın tarafsız verildiğinden sözedilemez. Nitekim Yargıtay'ca da böyle bir durumda hakemin davadan çekilmesi gerektiği gibi taraflarca da reddedilebileceği kabul edilmektedir. ( Yargıtay 4.H.D. 6.4.1981 gün 1117/4445 sayılı kararı ). Abdullah Tuncay Kozanlı'nın şirkette genel müdür olarak görevlendirildiği tarih ile hakem kararının verildiği tarih arasındaki süre dikkate alındığında reddi hakem talebinin süresinde olduğunun kabulü gereklidir. Esasen Yasanın 28. maddesi hükmünce bu davaya bakmaktan memnu olan ve istinkafa mecbur olan hakemle ilgili red talebi, işin kamu düzeniyle ilgili olması nedeniyle bir süreyle de sınırlandırılamaz. Hakemlerce verilen kararın HUMK.nun 533. maddesinde belirtilen sebeplerle bozulabileceği kabul edilmiş ise de karara katılmaması gereken hakemce verilen kararın temyiz nedeni oluşturacağı ve bu nedenle bozulabileceği de Yargıtay'ca kabul edilmektedir. ( HUMK.nun 521. maddesi, 23.10.1972 gün ve 2/12 sayılı İBK. ).
Bu durumda Abdullah Tuncay Kozanlı'nın hakem olarak görev yapmaması gerektiği gibi kendisine yönelik reddi hakem talebi de yerinde bulunmakla bu hakemin iştiraki ile oluşturulan karar hakkındaki temyiz itirazlarının kabulüyle hakem kararının bozulması uygun görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hakem kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 18.1.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy