(818 S. K. m. 32)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, yanlar arasında adi yazılı şekilde yapılan 5.6.2002 günlü sözleşme uyarınca (6.550.000.000) TL. bedelle yapımını yüklendiği elektrik tesisatı işini yapıp teslim etmesine karşın davalının bakiye iş bedeli olan (3.800.000.000) TL. borcunu ödemediğini ileri sürerek tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının davaya dayanak alınan sözleşmenin tarafı olmadığından davada da sıfatının bulunmadığını ve öncelikle davanın sıfat yokluğundan reddi gerektiğini; aksi halde de sözleşmenin geçersiz olduğunu, kaldı ki davacı tarafın da yüklendiği edimini ifa etmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davaya dayanak alınan sözleşmede davacı tarafı olmadığından davanın reddine karar verilmiş ve verilen hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
5.6.2002 günlü sözleşmenin davacı ile dava dışı Eyüp Tunaboylu arasında yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak, davacı, yüklenici sıfatıyla sözleşmeyi imzalayan Eyüp Tunaboylu'nun kendisini temsile yetkili oğlu olduğunu ve davalının bu hususu ve dolayısıyla sözleşmenin kendisini temsilen Eyüp tarafından imzalandığını bildiğini ileri sürmüş olmasına karşın, bu yöndeki davacı iddiası mahkemece incelenmemiştir. Gerçekten de, iş bedelinin kendisine ödenmesi istemiyle Aydın Birinci Noterliği aracılığıyla davacı tarafından davalıya gönderilip tebliğ olunan 19.11.2002 günlü ve 20136 yevmiye sayılı ihtarnameye, davalı tarafça aynı yer ikinci noterliğince düzenlenen 29.11.2002 tarih ve 15149 sayılı olarak gönderilip tebliğ olunan cevabi ihtarnamede; davacının anlaşma şartlarına uymadığını ve bu kapsamda eksik işlerin mevcut olduğunu, yapılmış olan işlerin bedeli olan 4.750.000.000 TL. iş bedelinin davacıya ödendiğini açıklamak suretiyle, 5.6.2002 günlü sözleşmenin yanlar arasında yapılmış ve davacıyı temsilen Eyüp tarafından sözleşmenin imzalanmış olduğuna yönelik irade bildiriminde bulunmuştur. Buna göre davalıyla sözleşme yapan Eyüp'ün davacıyı temsilen imzaladığını davalı bilmektedir. Borçlar Yasasının 32/1. maddesi gereğince; yetkili temsilci tarafından bir kimse adına yapılan sözleşmenin alacak ve borçları, o kimseye intikal eder. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca da, yanlar arasındaki sözleşmenin yüklenici tarafının davacı olduğunun ve taraf sıfatıyla davada aktif dava ehliyetine sahip bulunduğunun mahkemece kabulüyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında akdi ilişki kurulmaması sebebiyle davacının davada aktif dava ehliyetinin olmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 29.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy