(818 S. K. m. 101, 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Saffet Oktay ile davalı vekili avukat Süleyman Tanrıöver geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık 18.12.1997 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı arsa sahibi, inşaatın sözleşmesine göre merkezi sistem kaloriferli şekilde yapılacak iken sobalı yapılması nedeniyle kendisine verilmesi gereken 16 daire ile 3 adet dükkanda oluşan değer kaybı tutarının davalıdan tahsilini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Hüküm altına alınan alacağa dava tarihinden önce temerrüt oluşmadığı halde 22.2.2001 tarihinden başlayarak faiz yürütülmesi doğru olmamıştır.
3- Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Dava konusu olayda sözleşmesine göre binanın merkezi sistem kaloriferli yapılacağı hususunda uyuşmazlık yoktur. Yasalar ve imar mevzuatı açısından bir engel olmadığı halde inşaat sobalı yapılmış ve bu şekilde arsa sahibi davacıya teslim edilmiştir. Teslimde ihtirazi kayıt bulunmakta ve davacının dava tarihine kadar görüşmeler yoluyla oyalandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle de davanın süresinde açıldığı kabul edilmelidir. Yine mevcut haliyle binaya merkezi sistem ısıtmalı kalorifer tesisatı yapılması imkanının kalmadığı da belirlenmiş bulunmaktadır. Bu durumda davacı arsa sahibinin daire ve dükkanların da değer kaybının oluştuğu tartışmasızdır. Bu nedenle mahkemece yapılacak iş, inşaat alanını ve mevkiini bilen mülk sahibi bilirkişi de katılmak suretiyle oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden inşaatın sobalı yapılması yüzünden davacıya isabet edecek daire ve dükkanlarda oluşan değer kaybının (kaloriferli daire-dükkanlarının rayiç değeri ile sobalı daire dükkanın rayiç değer farkının) dava tarihi itibariyle saptanarak dava tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faiziyle birlikte hüküm altına alınmasından ibaret iken bilirkişilerin yanlış yöntemle hesapladıkları miktara hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı şirket, 3. bent uyarınca da davacı Mefküre yararına BOZULMASINA, 400,00'er YTL duruşma vekillik ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 17.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy