(818 S. K. m. 61)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı avukatı gelmedi. Davalı vekili avukat F. Kavuş geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, alacak istemi ile açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacı şirket arsa sahipleri ile E. Mahallesi 8707 ada, 9 parsel numaralı taşınmaz üzerine kat karşılığı inşaat yapılması konusunda 15.06.1998 tarihli sözleşmeyi imzalamıştır. Bu sözleşmeye göre arsa sahiplerine ait arsa üzerine 6 blok halinde inşaat yapılması öngörülmüş, davacı sözleşme ile A-B-C blokların inşaatlarının yapımını üstlenmiştir. Sözleşmenin 3. maddesinde kalan 3 blok yönünden (D-E-F bloklar) davacı şirketin inşaatı yapmak için inşaatın başlangıç tarihinden itibaren 12 ay süre içerisinde sözleşme yapmaması durumunda, arsa sahiplerinin kalan 3 bloğu dilediği kişi veya kuruluşa yaptırabileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Kalan 3 bloğun yapımı konusunda davacı şirketin sözleşme yapmaması üzerine arsa sahipleri davalı şirket ile 21.07.2003 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesini imzalamışlardır. Davacı şirket arsa sahipleri ile imzaladığı 15.06.1998 tarihli sözleşmeye konu üç blok için inşaat ruhsatı alırken arsa üzerine yapılacak altı blokluk inşaatın tamamının kanal ve içme suyu katılım bedelini ödediğini belirterek sebepsiz zenginleşme nedenine dayanarak bu davayı açmıştır. Davacı şirket 22.09.1998 tarihinde kanal katılım payının tamamı olarak 1.336.100.000 TL. ve içme suyu katılım bedelinin %25'i olarak 1.712.828.000 TL., 14.11.2001 tarihinde ise içme suyu katılım bedelinin %75'i olarak 7.384.075.000 TL. ödeme yapmıştır. Davacı şirketin yaptığı tüm kanal ve içme suyu katılım bedeli ödemesi 10.433.003.000 TL.dır. Bu ödeme davacı şirket tarafından altı blok inşaatın tamamı için yatırıldığından ve kalan üç bloğun inşaatı davalı şirket tarafından yapıldığından davacı sebepsiz zenginleşme kuralına göre ödediği kanal ve içme suyu katılım bedelinin yarısı olan 5.216.501.500 TL.'yi davalıdan isteyebilir.
Sebepsiz zenginleşmede zenginleşme, fakirleşme miktarından fazla ise, zenginleşme ve fakirleşmeden hangisi az ise ona hükmedilmelidir. HGK. nun 16.10.1969 tarih 29/751 sayılı kararı da bu doğrultudadır. (Mustafa Reşit Karahasan, Türk Borçları Hukuku Genel Hükümler 3. Cilt, sayfa 464). Bu durumda davacının fakirleşmesi davalının zenginleşmesinden daha az olduğundan, davacı tarafından ödenen kanal ve içme suyu katılım bedelinin 1/2'si olan 5.216.501.500 TL. nın tahsiline karar verilmesi gerekirken, davalının aldığı ruhsat tarihindeki katılım bedelleri dikkate alınarak yazılı şekilde karar oluşturulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı sebeplerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy