(3194 S. K. m. 21, 32, 42)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık 14.07.1992 tarihli Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Sözleşme uyarınca davalı kooperatifçe arsa sahibine ait 329 ve 330 sayılı parseller üzerine belediyece verilecek imar durumuna uygun olarak inşaatlar yapılıp iskan ruhsatı da alınarak arsa sahibine % 35 hisseye tekabül eden 7 adet daire teslim edilecektir.
Davacı arsa sahibi bu sözleşme gereği kendisine seçim hakkı tanınan dairelerin belirlenmesini ve kendisine teslimini talep etmiş, mahkemece arsa sahibinin 4 adet dairenin teslimini talep edebileceği kabul edilerek blokları ve bağımsız bölüm numaraları belirtilerek davacıya aidiyetinin tesbitine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz olunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca her türlü inşaat yapımı istisnalar dışında yerel idarelerden ruhsat alınmasına bağlıdır. Ruhsatsız bina aynı Yasanın 32. maddesi hükmünce yıktırılıp ayrıca 42. madde uyarınca suç teşkil ettiğinden hem arsa sahibine ve hem de yükleniciye ceza yaptırımı uygulanır. Kaçak binanın yıktırılması gerekeceğinden taraflar bu binalarla ilgili ekonomik değerlerinin korunmasını isteyemezler, ayni ve şahsi hak talebinde de bulunamazlar. Davacı arsa sahibi sadece kaçak binaların yıktırılması talebinde bulunabilir. Somut olayda, dosya kapsamı deliller ve mahkemece alınan bilirkişi raporuyla sözleşme tarihinden itibaren aradan geçen 13 yıl zarfında davalı kooperatif tarafından inşa edilen 72 daireli sitenin tümü yönünden inşaat ruhsatının alınmadığı ve onaylı projesinin de bulunmadığı anlaşıldığından davacı arsa sahibinin kaçak inşaatlarla ilgili şahsi hak talebinde bulunması mümkün değildir. Arsa sahibi davacı ancak kaçak binaların kal'ini talep edebilir. Mahkemece açıklanan bu gerekçeyle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacı arsa sahibinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 24.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy