(818 S. K. m. 101)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Özkent Şahiner ile davalı vekili avukat Okan Öçer geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, davalı yüklenici tarafından inşa olunan binadaki eksik ve gizli ayıplı imalatın bedelinin tahsiline yöneliktir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava konusu bina, 27.7.2000 tarihinde iskan ruhsatı alınmakla aynı tarihte arsa sahiplerine teslim edildiğinin kabulü gerekir. Davada eksik işlerin ve gizli ayıplı imalatın bedeli istenmiştir. Eksik işlerin bedelinin zamanaşımı süresi içinde (gecikilmeden) istenilmesi gerekli olup, gizli ayıplı imalatın ise ortaya çıktığı andan itibaren makûl bir süre içinde yükleniciye ihbarı halinde dava edilmesi mümkündür. Dava konusu olayda eksik işlerin varlığı teslim tarihinde bellidir. Binanın çatısında yapım hatasının varlığı ve gizli ayıplı olduğu ise 18.8.2003 tarihinde yaptırılan delil tespiti sonucunda ortaya çıkmış ve rapor süresinde davalıya tebliğ edilerek ihbar mükellefiyeti yerine getirilmiştir. Bu nedenle gizli ayıplı imalatın bedelinin 2003 yılı fiyatlarıyla hesabında bir yanlışlık görülmemiştir. Ancak eksik işlerin bedeli inşaatın teslim alındığı 2000 yılı fiyatlarıyla belirlenmeli ve davaya katılma talebinde bulunan arsa sahipleri ile davalı yükleniciden bağımsız bölüm satın alan kişilerin payları oranında davalıdan tahsil kararı verilmelidir. Öte yandan dava tarihinden önce temerrüt oluşmadığı halde daha önceki bir tarihten faiz yürütülmesi de BK.101.maddesine aykırıdır.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bend uyarınca hükmün temyiz eden davalı Aziz yararına BOZULMASINA, 400,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 16.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy