(6762 S. K. m. 540, 542 ) (818 S. K m. 32)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin suresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü.
1- Davalılardan gerçek kişinin adı M. olmasına karşın, karar başlığında N. olarak yazılmış olması, maddi hatadan kaynaklanmış olup, mahkemece HUMK. nun 459. maddesi gereğince her zaman düzeltilebileceğinden bozma nedeni sayılmamıştır.
2- Davalılardan, M. yanlar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmelerini, davalı yüklenici şirketin yetkili temsilcisi sıfatıyla imzalamıştır. TTK. nun 540 ve izleyen maddeleriyle Borçlar Kanunu'nun 32. maddesi hükmü gereğince, temsilci tarafından yapılan hukuki işlemlerden ve bu kapsamda sözleşmelerden doğan hak ve borçlar, temsil olunan limitet şirkete intikal eder. TTK. nun 542/2. maddesi hükmü uyarınca; mahkemenin kabulünün aksine görevlerinin ifası dolayısıyla müdürlerinin işlemiş oldukları haksız fiilden, üçüncü kişilere karşı kendileri değil, limitet şirket sorumludur. Davalı M.'nin, somut olayda sorumluluğunu gerektirir hukuksal sebepler davacı tarafından yasal delillerle kanıtlanmamıştır. Bir sübjektif hak, davalı olarak kendisinden istenebilecek gerçek ya da tüzel kişiler hakkında dava açılabilir. Buna davada pasif husumet ehliyeti de denir. Saptanan ve hukuksal durumu bu olunca da, davalı M. hakkındaki davanın, mahkemece pasif husumet yokluğu sebebiyle reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
3- Davalı şirketin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
a) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı şirketin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
b) Davada, 917349 numaralı ve Ç. Belediyesi Vergi Dairesince düzenlenen 13.04.2004 tarihli alındı belgesi dayanak, alınarak 6.417.109.145 TL asıl alacak ve 385.020.000 TL işlemiş temerrüt faizi istenmiş ve mahkemece aynen kabul edilmiştir. Temerrüt faizi alacağının kabul sebepleri ve asıl alacak sayılmasını gerektiren nedenler gösterilmeden, faiz oranı ve hesap şekli açıklanmadan mahkemece davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; işlemiş temerrüt faizine faiz yürütülmesi Borçlar Kanunu'nun 104/son maddesine aykırı olduğundan, kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 2 bentte açıklanan nedenlerle davalılardan M. Demir' in 3-a bentte belirtiler, nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddiyle, 3-b bentle gösterilen sebeplerle de davalı şirketin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 22.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy