(818 S. K. m. 355, 360)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava Borçlar Yasası'nın 355 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali takibin devamı ve %40 maddi giderim istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda itirazın iptaline takibin devamına icra inkar giderimi isteminin reddine karar verilmiş hüküm davalı tarafça temyiz olunmuştur.
Eser sözleşmeleri taraflara karşılıklı haklar ve borçlar yükleyen bir iş görme aktidir.
Yüklenici eseri teknik ve sanatsal kurallara uygun olarak imal edip iş sahibine teslim etmekle, iş sahibi de teslim aldığı eserin bedelini ödemekle yükümlüdürler.
Eserin tesliminden sonra eserde ortaya çıkacak ayıplardan dolayı ise yüklenicinin tekeffül sorumluluğu gündeme gelmektedir.
Somut olayda davacı yüklenici şirket çeşitli boyama baskı işlemlerini gerçekleştirmiş 3.9.2004 tarih ve 2.716.950.000 TL. tutarlı 17.9.2004 tarih ve 228.802.000 TL tutarlı iki adet faturayı düzenleyip malları davalı iş sahibine teslim etmiştir. İş sahibi davalı makul süre olan 27.9.2004 günü İstanbul Kartal 10. Noterliğinden gönderdiği 27.9.2004 tarih 30535 sayılı protesto ile ayıp ihbarında bulunmuş davaya konu edilen ürünlerin hiçbir müşteri tarafından kabul edilmediğini ekonomik değerini yitirdiğini atıl bir şekilde depoda durduğunu ileri sürmüştür. Yerel mahkemece bu iddia üzerinde durulup söz konusu ürünler üzerinde hiçbir araştırma inceleme yapılmamıştır. Borçlar Yasası'nın 360.maddesi de gözetilerek dava konusu eserdeki ayıpların eserin reddini gerektirir derecede olup olmadığı değilse onarım yoluyla giderilip giderilemeyeceği keza ayıba rağmen kabule elverişli ise bedelde indirim gerekip gerekmediği hususları saptanmalıdır.
O halde mahkemece yapılması gereken iş konusunda uzman bir bilirkişi tayin edilerek yerinde keşif yapılıp az yukarıda açıklanan ilkeler ışığında araştırma ve inceleme sonucu alınacak rapor da dikkate alınarak tüm dosya kapsamı kağıtlar birlikte değerlendirilip sonucu dairesinde karar vermekten ibaret olmalıdır.
Açıklanan olgular gözden uzak tutularak eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulması isabetli olmamış kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 20.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy