(4077 S. K. m. 3)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki Davacı Alaattin P. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı Alaattin P. vekili, davacı ile davalı arasında Adana 2. Noterliğince doğrudan düzenlenen 18.3.1994 gün ve 7432 yevmiye numaralı ve Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Daire Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapıldığını ve sözleşmede belirtilen arsa üzerine yüklenici davalı tarafından yapımı yüklenilen inşaatın 8. katının üzerindeki dairenin sözleşme hükümlerine göre davacıya düşecek payının adına tescilini, bu isteminin kabul edilmemesi halinde ise 2 milyar TL. rayiç bedelinin işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/856 Esas ve 2004/906 karar sayılı kararıyla birleştirilen davada ise, davacı Hülya A., az yukarıda belirtilen kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, yüklenici tarafından inşa edilen yapıdaki 17 numaralı bağımsız bölümü yüklenici davalıdan satın aldığını ileri sürerek arsa sahibini de davalı göstererek tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/655 Esas 2004/221 sayılı kararı ile birleştirilen davada da; davacı Arzı Kılcı sözü edilen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafları olan davalılar hasım göstermiş ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi konusu olan A blok 9.kattaki 18 numaralı daireyi yüklenici davalıdan satın aldığını ileri sürerek adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği görüşüyle görevsizlik kararı verilmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/e maddesinde, tüketici bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlamaya göre Yasa, hazır bir malı veya hizmeti satın alarak onu günlük yaşamında kullanan veya tüketen kişiyi korumaktadır. Başka bir deyişle, Yasada dair kapsamlı mal ve hizmet ilişkileri olağan tüketim işleri kapsamına alınmıştır. Aksinin düşünülmesi halinde üst düzey teknolojiyle gerçekleştirilen eser sözleşmesi ilişkilerinin dahi Yasa kapsamında kaldığının ve bunlardan kaynaklanan uyuşmazlıkların da Yasa'nın amacına rağmen Tüketici Mahkemelerinde bakılması gerekeceğinin kabulü icap eder. Bundan dolayı somut olayda olduğu gibi istisna (eser) sözleşmelerinden doğan ilişkilerde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun Hükümlerinin uygulanması hukuken olanaklı değildir. Nitekim aynı husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.2.2003 gün ve 2003/15-127 E. 2003/102 K.sayılı kararında da açıklanmış bulunmaktadır.
Açıklanan bütün bu nedenlerle davanın esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi yerine, özel hükümler uyarınca Tüketici Mahkemesinde bakılması gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, hüküm bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 27.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy