(4721 S. K. m. 706) (2644 S. K. m. 26) (1512 S. K. m. 60) (818 S. K. m. 213)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, Borçlar Yasası'nın 355 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmesinin bir türünü oluşturan Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin feshi nedeniyle yapılan imalat bedeli alacak istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulü ile 318.000.000 TL maddi giderimin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan alınıp davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafça temyiz olunmuştur.
Dava konusu somut olayda İstanbul ili Zeytinburnu ilçesi tapunun ada no 3202 parsel no 14'de kayıtlı taşınmaz arsa davalı Mehmet Kavak ile Müstecap Kavak'a aittir. Davacı yükleniciler İzzet Doğan ile Lokman Çelik bu yere kat karşılığı inşaat yapmayı üstlenmişlerdir. Yanlar arasında İstanbul 21 nci Noterliğinde 23.1.1990 tarih 2475 sayılı düzenleme biçiminde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yine aynı noterlikte 30.10.1990 tarih 29537 nolu ek sözleşme yapılmıştır. Davacı Kadir Doğan İstanbul 21. Noterliğinde düzenlenen 30.10.1990 tarih 29538 sayılı taahhütnamede İzzet Doğan ile Lokman Çelik'in sözleşme gereği edimlerini yerine getirmemeleri halinde bu hususların kendisi tarafından yapılacağını taahhüt etmiştir. Daha açığı yüklenicilerin fiilini üstlenmiştir.
Sözleşmenin imzalanmasından sonra tapuda pay devri gerçekleşmekle dava dışı Gülizar Arslan, Sefa Duru, Cebrail Saka'da paydaş olmuşlardır.
Davacı yükleniciler işin yapımına başlamışlar ancak sözleşme gereği edimlerini ifa edememişlerdir. Bunun üzerine Zeytinburnu Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2000/430 Esas 2000/490 Karar sayılı dava dosyasında sözleşmenin feshi davası görülmüş yargılama sonucunda davanın kabulü ile feshe karar verilmiş ve 13.9.2000 tarihinde kesinleşmiştir.
Eldeki davada uyuşmazlık konusu olan husus yapılan imalatın bedeliyle ilgilidir. İmalat tutarı hangi tarih itibariyle belirlenmelidir.
24.5.2002 tarih ve 2001/933 esas 2002/467 karar nolu ilamda 1.10.2001 dava tarihi itibari ile saptanan 17.891.000.000 TL.ye hükmedilmiş ancak bu karar Daire'mizce bozulmuştur. Bozma kararı gerekçesinde akdin geriye etkili olarak feshine ilişkin irade bildiriminin karşı tarafça kabul edilmesi durumunda, fesih bildiriminin muhatabına ulaştığı tarihte; akdin feshi davasının mahkemece kabul edilip hükme bağlanması halinde davadan önce fesih bildirimi karşı tarafa ihbar olunmuş ise yine fesih iradesinin muhataba ulaştığı tarihte böyle bir ihbar yoksa, dava dilekçesi akdin feshine ilişkin irade açıklamasını içerdiğinden tebliği tarihinde sözleşme feshedilmiş olur ve bu kapsamda taraflar arasındaki hukuki ilişki fesih ile sona erdirilir görüşüne yer verilmiştir. Bozma kararında kasdedilen husus davanın sonuçlanmasından önceki aşamada taraf iradelerinin fesih yönünde birleşmesi halidir. Oysa somut olayda taraflar feshin kabulü yönünde uyuşmamışlardır. Sadece dava dilekçesinin karşı tarafa ulaşması feshin gerçekleşmesi için yeterli değildir. Bozma kararı içeriğinde yer alan bu ifade maddi hata sonucu yazılmıştır. Bu bakımdan mahkemece uyulmuş da olsa karşı taraf yararına usuli kazanılmış hakkın oluşması mümkün değildir.
Dava konusu olayda taraflar arasındaki temel ilişki kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayanmaktadır. Burada inşaat yapımı ile birlikte tapuda pay devri de söz konusudur. Sözleşmenin TMK. nun 706, Tapu Kanununun 26, Noterlik Yasasının 60, Borçlar Yasanın 213 maddeleri uyarınca noter huzurunda biçimine uygun resmi şekilde yapılması gerekmektedir. Nitekim anılan sözleşme resmi şekilde düzenlenmiştir. Bu sözleşmenin feshi taraflardan herhangi birisinin tek taraflı beyanıyla mümkün değildir.
Yanlar arasındaki sözleşme mahkeme kararıyla feshedilmiş ve bu husus 13.9.2000 tarihinde kesinlik kazanmış olup anılan tarih itibariyle tarafların fesih sonucunda ne gibi haklarını kullanabilecekleri ortaya çıkmıştır. Bu nedenle dava konusu alacağın 13.9.2000 tarihindeki mahalli rayiçlerden hesaplanması gerekmektedir. Daire'mizin kararlılık kazanan yerleşik uygulaması ve ilkesi de bu yöndedir. Bu nedenle yerel mahkemece dava dilekçesinin yükleniciye tebliğ edildiği 30.3.1993 tarihinin alacağın hesabına esas alınması doğru görülmemiştir.
O halde mahkemece yapılması gereken iş bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak arsa sahiplerince yararlanılabilecek ve yasal olan imalat bedelinin feshin kesinleştiği 13.9.2000 tarihi itibariyle mahalli rayiçlerden hesaplatmak ve buna göre sonucu dairesinde hüküm kurmaktan ibaret olmalıdır.
Açıklanan olgular gözden uzak tutularak davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi isabetli olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle kararın temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 09.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy