(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 365)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, 12.03.1999 tarihli sözleşme ile buna bağlı olarak davalı şirkete verilen altı adet bononun iptaline, bunlardan dolayı borçlu bulunmadıklarının tespitine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı yüklenici şirket vekili, sözleşme uyarınca edimlerini yerine getirdiklerinden davanın reddini savunmuş, senet hamili diğer davalılar ise iyi niyetli olduklarından bahisle reddini istemişlerdir.
Mahkemenin davanın reddine dair kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davalı kooperatif kayıtlarında iptali istenen sözleşme uyarınca bir kısım ödemeler yapılmış olmasına, böylece sözleşmenin kooperatifçe kabul edilerek senetlerin verildiğinin anlaşılmasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- 12.03.1999 tarihli sözleşmede sayılan işlerin KDV dahil toplam 13.130.338.799 TL. bedelle yapılması kararlaştırılmıştır. Bu haliyle iş bedelinin götürü fiyatla kararlaştırıldığı kabul edilmelidir. Davacı iş sahibince işin eksik ve kusurlu yapıldığı iddia edildiğine göre yüklenicinin hak ettiği iş bedeli, gerçekleşen imalatın fiziki oranı götürü bedele uygulanmak suretiyle hesaplanmalıdır. Oysa alınan bilirkişi raporlarında bu yönde bir inceleme yapılmış değildir. O halde mahkemece yapılması gereken iş, sözleşmedeki işlerin gerçekleşen fiziki oranı bulunmak, bu oran götürü bedele uygulanarak davalı yüklenici alacağı saptanmak, bundan usulen kanıtlanan ödeme tutarı düşülerek dava konusunda bir hükme varmak olmalıdır. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Diğer davalıların durumuna gelince; icra takip dosyaları ve senetler getirilerek davalıların sıfatları incelenmeli, senet hamilleri yönünden Türk Ticaret Kanunu'nun 599. maddesince kötü niyetli müktesep olduklarına dair davacı kanıtları toplanmalı, yine temlik alacaklısı davalı yönünden ise Borçlar Yasası'nın 162 ve devamı maddeleri uyarınca inceleme yapılmalı, gerektiğinde davacıya yemin hakkı hatırlatılarak sonucuna uygun hüküm kurulmalıdır. O halde karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 12.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy