(818 S. K. m. 101, 319) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, imalat bedelinin tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali için açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı cevabında alacakla ilgili olarak iki ayrı icra takibi yapıldığını, mükerrer olduğunu ve ayrıca mamullerin ayıplı olduğu ve geç teslimi nedeniyle reklamasyon faturası düzenlendiğini beyanla davanın reddini istemiştir. Mükerrer takip iddiası üzerinde durulmadığı gibi ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı kabul edilmiştir. Oysa taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklandığından olayda satış akdine ilişkin hükümlerin uygulanması doğru olmamıştır. Davalının 19.07.2002 tarihli reklamasyon faturası davacıya gönderilmekle ayıp ihbarı BK. 359. maddesindeki sürede yapılmış sayılır. Bu nedenle mahkemece ayıp ihbarının süresinde yapıldığının kabulü ile bilirkişiden alınacak raporla eserin reddi gerekip gerekmediği, eserdeki ayıplar eserin reddini gerektirmeyecek derecede ise bedelden tenzili gereken miktarın saptanmalı ve davacı alacağından düşülerek sonucuna uygun olarak hüküm kurulmalıdır.
Öte yandan icra takibinden önce temerrüt oluşmadığı halde işlemiş faize hükmedilmesi de BK. nun 101. maddesine aykırı olmuştur.
Karar belirtilen nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç:Yukarıda izah edilen nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 08.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy