(818 S. K. m. 81)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı-k.davalılar tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalılar Ali Aydemir ve Emine Karaçor ile davalı-k.davacı şirket temsilcisi Hacı Canatan geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Asıl dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca davacı arsa sahiplerine bırakılan dairelerin ayıplı ve küçük yapılması nedeniyle değer farkının tespit ve tahsili, karşı dava 1 nolu bağımsız bölümün sözleşme uyarınca yüklenici adına tescili, birleşen dava ise enkaz bedeli ile yükleniciye ait olup arsa sahipleri tarafından satılan 4 nolu bağımsız bölümün yarı bedelinin arsa sahiplerinden tahsili istemlerine ilişkindir. Yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kısmen kabulü, karşı davanın kabulü ile birleşen davanın reddine dair verilen karar davacı arsa sahiplerince temyiz edilmiştir.
Davacı arsa sahipleri asıl davada sözleşme gereği kendilerine bırakılan dairelerin bir kısmında kirişlerin odaların ortası ve pencerelerin üstünde olması, pis su borularının odalar ve salondan geçmesi, dairelerin küçük yapılması ile imalatların eksik ve ayıplı yapılması nedeniyle kendilerine ait daireler ile yükleniciye ait daireler arasındaki değer farkının tespit ve tahsilini talep etmişlerdir.
Mahkemece arsa sahiplerine ait dairelerdeki eksik ve ayıplı imalat bedeli ile ortak alanlardaki eksik ve ayıplı imalat bedelinin arsa paylarına göre hisselerine düşen kısmının yükleniciden tahsiline ve karşı davada asıl davada hükmedilen kısmın ödenmesi halinde 1 nolu bağımsız bölümün yüklenici adına tesciline karar verilmiştir.
Arsa sahipleri ile yüklenici arasında düzenlenen sözleşme içeriğine göre mevcut binanın mimari ve tesisat projelerini davalı yüklenicinin çizdirdiği anlaşılmış, inşaatın sözleşmeye uygun yapılmadığı, daireler arasında fark bulunduğu, davacılara ait dairelerde çıkma malzeme kullanıldığı ve özellikle pis su borularının açıktan geçirildiği, sık sık tıkandığı, bazı yerlerde sızma yaptığı bilirkişi raporları ile saptanmıştır. Davacılara ait dairelerin mesken oldukları dikkate alındığında, pis su boruları açıktan geçirildiğinden bu hal gürültü, tıkanma sonucu sızmalar, pis koku yayılması gibi nedenlerle sağlığa aykırı olup, inşaatın sağlık şartlarına aykırı yapıldığı ve bundan davacıların zarar gördükleri ortadadır.
Eserin bu halde özellikle sağlık şartlarına aykırı şekilde ayıplı imal edilmesi nedeniyle arsa sahiplerince kabulü beklenemez ve yüklenicinin edimini tam olarak yerine getirdiğinden söz edilemez. Bu durumda davacı arsa sahipleri seçimlik haklarını değer farkının ödetilmesi şeklinde kullandıkları ve ayıplı ifadan zarar gördüklerinden dairelerin mevcut durumuna göre değeri ile sözleşme, fen, teknik ve sağlık kurallarına uygun imal edilmiş olması halinde edeceği değerler tespit edilerek asıl davada taleple bağlı kalınarak bu değer farkına hükmedilmesi, tescil istemine ilişkin karşı davanın da BK.nun 81. maddesine göre birlikte ifa kuralı uyarınca asıl davada hükmedilecek bedelin faizleriyle birlikte ödenmesi koşuluna bağlı tutularak sonuçlandırılması gerekir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı-k.davalı arsa sahipleri yararına BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil edilmeyen davacı-k.davalılar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davacı-k.davalılara geri verilmesine, 28.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy