(2004 S. K. m. 72, 72/4) (818 S. K. m. 17, 355, 358)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Neşe Sarıer geldi. Davalı avukatı gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar
Dava, eser sözleşmesine dayalı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı iş sahibi tarafından davacı yükleniciye gönderilen 18.11.2002 tarihli 130 sayılı yazıda, teftiş raporu ile saptanan 49.039.060.897 lira fazla ödemenin TC. Merkez Bankasınca kısa vadeli kredilere uygulanan reeskont faiziyle birlikte 30 gün içinde ödenmesi istenmiş; bu yazıya davacı yüklenici tarafından verilen 09.12.2002 tarihli cevapta, teftiş kurulunca tahakkuk ettirilen kurum alacağının ödeneceği taahhüt edilerek borç kabul edilmiş; bilahare verilen 06.01.2003, 25.07.2003 ve 09.10.2003 tarihli dilekçeler ile de yeniden taksitlendirme ve vadelerin uzatılması talep edilerek borcun kabul edildiği teyit edilmiştir. Borcun hata, hile veya tehdit gibi iradeyi sakatlayan hallerin sonucunda kabul edildiği iddia ve ispat edilmediğinden yapılan borç ikrarı (borç tanıması) geçerlidir ve davacıyı bağlar (BK. md.17). Bu durumda artık davacı yüklenici bakımından kesinleşmiş olan kesin hesabın, esası incelenerek, yani kesinleşmiş metrajlar değiştirilmek ve kesinleşmiş birim fiyatlarla yeniden değerlendirme yapılmak suretiyle işin kesin hesabı yeniden çıkarılarak sonuca gidilemez. Mahkemece yapılacak iş; teftiş raporu ile saptanan 49.039.060.897 lira fazla ödeme tutarına borcun kabul edildiği (temerrüdün gerçekleştiği) 09.12.2002 tarihinden itibaren reeskont faizi uygulayarak davacı yüklenicinin ödemekle yükümlü bulunduğu borç miktarını saptamak, yapılan ödeme ve kesintileri bu yolda denetleyerek sonuca varmaktan ibarettir. Mahkemece, geçerli bir borç ikrarının varlığı gözardı edilerek ve değinilen yöntemle yapılmayan alacak borç hesabına dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, vekili duruşmaya gelmeyen davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 21.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy