(2004 S. K. m. 277, 278)
Dava: Hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edildikten sonra gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı, davalı borçlu T'nin mal kaçırmak amacıyla Ankara Mamak İlçesi 2. Bölge B. Mahallesi 9022 ada II parselde tapuya kayıtlı taşınmazı davalı H'ye devrettiğini ileri sürerek yapılan tasarrufun iptalini istemiş, mahkemece dinlenen tanıklarla davalı T'nin diğer davalı H'den borç para aldığı, borcunu ödeyemeyince de bunun karşılığı olarak taşınmazı sattığı hususunun kanıtlanmış olduğu dolayısıyla satışın muvazaalı olmadığı gerekçesiyle davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın 02.10.2001 tarihinde 15.000.000.000.-TL bedelle satıldığı iddia edilmiştir. Mahkemece yapılan keşif sonunda alınan bilirkişi raporunda taşınmazın satış tarihindeki değerinin 86.128.143.047.- TL olduğu açıklanmıştır.
İİK'nun 278/2. maddesi uyarınca, akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler bağışlama hükmündedir. Burada borçludan satın alan kişinin iyi niyetli olup olmadığına bakılmaz. İyi niyetli olsa dahi taşınmazın değeri ile tapuda gösterilen satış bedeli arasında pek fahiş fark olduğu takdirde, bu satış bağışlama hükmünde olduğu için batıldır. Mahkemece mahallinde keşif yapılmak suretiyle taşınmazların gerçek değeri tespit edilmiş ise de, taşınmazın satışına ilişkin resmi akit tablosu celp edilerek dosya arasına konulmamıştır. Taşınmazın akit tablosu celp edilip taşınmaz üzerinde rehin veya haciz gibi yükümlülüklerin bulunup bulunmadığı da araştırılarak bu tür yükümlülüklerin bulunması halinde bu bedellerin de taşınmazın resmi akit tablosunda gösterilen bedele ilave edilmek suretiyle bedel farkının oluşup oluşmadığı üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan tanık anlatımlarına göre davalı T'nin diğer davalıdan aldığı borç karşılığında taşınmazı devretmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddedilmiş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 02.05.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy