(818 S. K. m. 355, 520) (YHGK. 17.01.1990 T. 1989/13-457 E. 1990/2 K.)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Emre Cankorur ile davalı vekili avukat Oğuz Atalay, avukat Mutlu Şimali, avukat Unsal Bayraktar geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı Güriş İnşaat A.Ş. (GURIŞ) tarafından davalılar (Tüpraş) ve LG Engineering&Construction Inc.Corp. (LG) aleyhine açılan davada; 13.01.2002 tarihinde davacı ile davalı (LG) arasında imzalanan konsorsiyum anlaşmasından sonra konsorsiyum ortakları ile davalı (Tüpraş)ın 15.01.2002 tarihinde (Aliağa İzmir Rafinerisi Dizel-Kerosan Kükürt Giderme Ünitesi) ihalesine ait sözleşmeyi imzaladıkları, toplam ihale bedelinin (95.890.000) USD olup bu bedelin 61.990.000 USD.lık kısmının (LG)'nin, (33.700.000) USD.lik bölümünün ise davacının taahhüdü altında olduğu, davacının bu sözleşme kapsamı dışında da imalatlar yapıp bu hususun mahkeme kanalıyla tespit ettirildiği, ödeme yapılmadığı için işlerin askıya alındığı, (LG) tarafından üretilen projelerin hatalı olması yüzünden işlerin uzadığı, bu hataların kendileri tarafından giderildiği, süre uzatımına hak kazanıldığı vs. ileri sürülerek, sözleşme içi ve sözleşme dışı işler bedelinin davalılardan tahsili, teminat mektubuna haksız el atmanın önlenmesi süre uzatımı verilmesi, işyerinde bulunan davacıya ait makine ve malzemelerin şantiyeden çıkartılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı (Tüpraş) cevabında davanın reddini istemiş, tahkim itirazında bulunmamıştır.
Davalı (LG) cevabında, konsorsiyum sözleşmesindeki geçerli tahkim şartı uyarınca davanın hakemde görülmesi gerektiğini davanın konsorsiyum sözleşmesinin ihlaline dayandırıldığını savunmuştur.
Mahkemece, davalı Tüpraş'ın tahkim itirazında bulunmadığı, davalı (LG)nin ise tahkim itirazında hakkı bulunduğu görücüyle Tüpraş hakkındaki davanın tefrikine, davalı (LG) yönünden, davanın hakemde görülmek üzere dava dilekçesinin reddine karar verilmiş, karar davacı (GURİŞ) vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı (LG) arasındaki 13.01.2002 tarihli sözleşmenin 21/3. maddesinde, konsorsiyum ortakları arasında çıkacak ihtilafların (Londra İngiltere'de Uluslararası Ticaret Odası Uzlaşma ve Tahkim kurallarına göre ve atanacak olan 3 hakem tarafından) çözümleneceği açıkça belirtilmiş olduğundan davada kural olarak mahkemenin görevli olmadığı ortadadır. Ne var ki davalı Tüpraş ile imzalanan sözleşme BK.nun 355 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup bu sözleşmenin bir tarafı işveren olarak (Tüpraş), diğer tarafı ise (davacı GURİŞ ile davalı LG)dan oludan yüklenici konsorsiyumdur. Konsorsiyumu tenkil eden bu şirketler arasındaki ilişki ise BK.nun 520 vd. maddelerinde tarifi yapılan adi ortaklıktan ibarettir. Adi şirket (ortaklığın) hükmi şahsiyeti mevcut değildir. Bu ortaklığın taraf olduğu sözleşmelerden doğan ihtilaflarda kural olarak adi ortaklığı oluşturan bütün ortakların birlikte hareket etmeleri zorunludur. Şüphesiz sözleşmelerinde buna rağmen başka temsil hükümleri konulabilir. Yönetici ortak tayin edilmiş ise diğer ortaklardan alınmış bir yetki varsa, kendisine özel yetki verilen yönetici ortak, adi ortaklık adına değil ancak temsilcisi bulunduğu diğer ortaklar adına vekil tayin edebilir ve ortaklar adına dava açtırabilir. Adi ortaklıkta davanın tüm ortaklar tarafından açılması gereklidir. Ortaklar davada mecburi dava arkadaşı durumundadır. Birlikte dava açılmadığı takdirde diğer ortaktan davaya muvafakat alınması, muvafakat vermeyen ortak olursa onun hakkında da dava açılması ve bu suretle taraf ehliyetinin tamamlanması gerekir. Aksi takdirde davanın dinlenme imkanı yoktur (YHGK.nun 17.01.1990 gün E. 13-457, K.2 sayılı kararı). Yargıtay'ın özel dairelerinin ve gerekse Yüksek Genel Kurulun uygulamaları da bu yönde gelinmiştir.
Bu açıklamalardan sonra dava konusu olaya dönüldüğünde; davada hem sözleşme kapsamındaki isler nedeniyle bedel talep edilmiş, teminat mektubuna vaki muarazanın giderilmesi, süre uzatımı verilmesi istenmiş, hem de sözleşme dışı isler yapıldığı, bu idlerin konsorsiyumun diğer ortağı olan davalının kusurlu hareketlerinden kaynaklandığı açıklanmıştır. Hal böyle olunca Tüpraş aleyhine açılan davada konsorsiyum ortaklarının yer alması ve davanın bu ortakların tamamının huzuruyla devam ettirilip karara bağlanması zorunludur. Davalı Tüpraş tahkim itirazında bulunmadığından hakkında açılan dava ile ilgili olarak mahkemenin görevi kesinleşmiştir. Bu durumda davanın bir bölümünün mahkemede ve bir kısmının tahkimde görülmesi yargılamanın hızlı bir şekilde yapılıp bitirilmesini engelleyeceği gibi, birbirine aykırı kararların verilmesine de neden olabilecektir. Bunun dışında işin Aliağa'da icra olunması, yapılması muhtemel keşfi de kolaylaştıracaktır, ingiltere'de yapılacak tahkim yargılamasında, davalı Tüpraş'tan istenen alacak ile davalının kusuruna dayalı alacak taleplerinin ayrımı güçlenecektir. İç içe geçen alacak kalemlerinin kesin bir sonuca bağlanması için davanın mahkemede görülmesinde hem hukuki bir zorunluluk ve hem de yargılamanın kolaylaştırılması açısından gereklilik vardır. Zira Aliağa Mahkemesinde yapılacak yargılamada davalı (LG)nin yer alması hukuki bir zorunluluktan kaynaklanmaktadır.
Öyle olunca mahkemece davalı (LG)nin tahkim itirazının reddi ile, isin esasına girilerek her iki davalı hakkında açılan davanın sonuçlandırılması gerekirken, (LG) aleyhindeki davanın tefrik alınarak hakemde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Temyiz itirazları yerinde bulunmakla karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı (GÜRİŞ) yararına BOZULMASINA, 450,00 YTL durulma vekillik ücretinin davalı (LG)den alınarak durulmada vekille temsil olunan davacı (GURİŞ)e verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 13.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy