(818 S. K. m. 410)
Mahalli mahkemesinden verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, yol yapım bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle açılmıştır.
Davalı Belediye, İhale Kanunu'na uygun yapılmış ihale ve sözleşme ilişkisi bulunmadığından davanın reddini savunmuştur. Mahkemenin husumet yokluğundan davanın reddine dair kararı davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin varlığı iddia ve ispat edilmiş değildir. Davalı yol yapım işiyle ilgili encümen kararları var ise de davacıya usulen işin ihale edildiğine dair ihale kararı da bulunmamaktadır. Davalı kamu kurumu olup, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na tabidir. Yapılan tüm sözleşmelerin bu yasa kapsamında olması gerektiğinden, sözlü anlaşmayla iş yaptırılması yasaya aykırıdır. Ne var ki, davaya konu yol inşaatının yapıldığı ve halen belediyece kamu hizmetine tahsis edildiği dosya içeriğiyle sabittir. Bu durumda uyuşmazlığın BK' nın 410. ve devamı maddeleri uyarınca vekâletsiz iş görme hükümlerince çözümlenmesi gerekir. O halde mahkemece yapılması gereken iş, davaya konu yolun bulunduğu yerde uzman bilirkişilerce keşif yapılarak belediyenin kullanımında olan (kamunun yararlandığı oranda) iş miktarının saptanması, yapıldığı yıl piyasa fiyatlarıyla davacı alacağının hesaplanması ve sonuca göre hükme varılmasından ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulüyle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 27.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy