(1086 S. K. m. 445, 447)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, HUMK'un 445/2 maddesi uyarınca alacağın hesaplanmasına esas alınan belgelerin sahteliğine karar verilmiş olması nedeniyle yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davaya konu alacağın Ö... Tekstil Ltd. Şirketi tarafından düzenlenen faturalara dayalı olmayıp imalat ve ihzaratların birim fiyatlarına göre hesaplandığı, ileri sürülen hususlar yargılama aşamasında da dile getirilmiş olduğundan iade-i muhakeme nedeni gösterilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine dair verilen karar iade-i muhakeme davacısı vekilince temyiz edilmiştir. HUMK'un 445. maddesinin 2. bendinde hükme esas alınan senedin (belgenin anlaşılması gerekir) sahteliğine karar verilmiş olması yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında sayılmıştır. HUMK'un 447. maddesi hükmüne göre 445/2. maddesine dayalı yargılamanın iadesini isteyebilme süresi, sahtelik hakkında verilen kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç aydır. Bu hak düşürücü süre olup görevi gereği mahkemelerce kendiliğinden gözetilir. Kanunda iade-i muhakeme istenebilecek azami süre belirlenmiş olup, mahkumiyet kararından sonra fakat kesinleşmesinden önce talep edilmesini engelleyen hüküm bulunmamaktadır.
Davada 11/A ve 11/B nolu hak edişlerdeki alacağın hesaplanmasına esas alınan belgelerde sahtecilik yapıldığı iddiası ileri sürülerek, yargılamanın yenilenmesi talep edilmiştir. Dosyaya sunulan karar ve iddianamelerden Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/139 Esas 2006/153 Karar sayılı dosyasında yüklenici şirket yönetim kurulu başkanının dava konusu işle ilgili dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/317 Esas 2006/237 Karar sayılı dosyasında faturaları düzenleyen Ö... Tekstil Ltd. Şti. yetkilisinin sahte fatura düzenlemek suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararların temyiz edilmiş olup henüz kesinleşmediği, yine İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2006/479 Esas sayılı dosyasında yüklenici şirket yönetim kurulu başkanı hakkında sahte faturaları başkalarını aldatacak şekilde değiştirmek ve kullanmak suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır. Yerel mahkemenin Yargıtay'ın incelemesinden de geçerek kesinleşen kararında, yargılama aşamasında bu mahkumiyet kararlarından söz edilmediğinden incelenip dikkate alınmamıştır. Oysa söz konusu mahkumiyet kararlarının kesinleşmesi halinde alacak miktarını etkilemesi mümkün olabilecektir. Bu durumda mahkemece mahkumiyet kararlarının kesinleşmesi bekletici sorun yapılıp, kesinleşmesi halinde sahteliğine karar verilen belgelerin dava konusu 11/A ve 11/B nolu hak edişlerdeki hesaplamayı etkileyip etkilemediği konusunda bilirkişi kurulundan rapor alınarak davanın sonuçlandırması gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 450.00 TL. duruşma vekillik ücretinin iade-i muhakeme davalısından alınarak davacı İstanbul Valiliğine (İl Özel İdaresi) verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 12.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy