(818 S. K. m. 32, 499)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davada imalat bedeli olarak talep olunan 29.680,00 USD ile 3.868.000.000 TL'nin yapılan icra takibine rağmen ödenmediği ileri sürülerek alacağın tahsiline karar verilmesi talep olunmuştur.
Davalı cevabında; alacağa konu işin yapılmadığını, davalı adına ödeme planı yapan Özer Akarslan'ın yetkili olmadığını, esasen işin yapımı sırasında davacının yangına sebebiyet verip davalıyı zarara uğrattığını savunarak davanın reddini istemiş, ancak yangınla ilgili bir belge ibraz etmemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporuna dayanılarak ve yangın dolayısıyla davalının zarara uğradığı ispatlanamadığından davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Eser sözleşmelerinde kural olarak yüklenici kararlaştırılan işi fen ve tekniğine, anlaşmaya uygun biçimde yapıp iş sahibine teslim ettiğini, iş sahibi ise kararlaştırılan veya ödemesi gereken bedeli yükleniciye tediye ettiğini ispat etmekle yükümlüdürler. Dava konusu olayda işin yapıldığı konusunda yazılı bir kanıt sunulmamıştır. Alınan bilirkişi asıl ve ek raporuna göre davacının defter ibraz etmediği, davalının defter kayıtlarında ise davacıya 65.066.000 TL. borç gözüktüğü anlaşılmaktadır. Mahkeme kararı Özer Akarslan isimli kişinin davalı namına imzaladığı ödeme planı esas alınarak oluşturulmuştur. Oysa davalı bu kişinin davalı şirketi temsile ve ilzama yetkili olmadığını savunmuştur. Gerçekten de dosya kapsamında Özer'in yetkili olduğuna dair bir belge bulunmamaktadır.
Mahkemece bu konuda bir inceleme de yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece Özer Akarslan'ın davalı adına borç ödeme planı yapıp imzalamaya yetkisinin olup olmadığı BK.nun 32 v.d., BK.nun 499 v.d. maddeleri uyarınca incelenip değerlendirilerek yetkisinin bulunduğunun anlaşılması halinde şimdiki gibi, aksi takdirde davalı defterlerinde borç olarak gözüken miktarın tahsiline imkan verecek şekilde karar oluşturulmalıdır.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 12.09.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy