(2004 S. K. m. 277, 283)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı Vahit Yılmazkaya vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Celalettin Sipahioğlu ile davalı Vahit Yılmazkaya vekili avukat İlhan Ünsal geldi. Diğer davalılar gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İİK. nun 277 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptali istemi ile açılmış, mahkemece tüm davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılardan Vahit Yılmazkaya vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu Adana-Seyhan Kurttepe Köyü 6289 ada 6 parsel numaralı taşınmaz üzerindeki 4 nolu bağımsız bölüm numaralı daire borçlu Adem Biricik tarafından 05.05.2000 tarihinde Deniz Biricik'e, Deniz Biricik tarafından 04.06.2000 tarihinde Mehmet Aydınoğlu'na, Mehmet Aydınoğlu tarafından da 03.10.2000 tarihinde Vahit Yılmazkaya'ya tapuda satılmıştır. Mahkemece gerçek bedel ile tapuda gösterilen satış bedeli arasındaki fark ve satışların kısa aralıklarla yapılması gerekçe gösterilerek davalı Vahit Yılmazkaya yönünden de davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı Vahit Yılmazkaya borçlu Adem Biricik'ten taşınmazı satın almadığından, diğer bir ifade ile borçlu ile Vahit Yılmazkaya arasında tasarruf ilişkisi bulunmadığından bedel farkına dayanılarak davalı Vahit Yılmazkaya'ya yapılan tasarrufun iptaline karar verilmesi mümkün değildir. Davacı tarafça davalı Vahit Yılmazkaya'nın borçlu Adem Biricik'in mal kaçırma kastı ile hareket ettiğini bildiğini ispatlanması gerekir. Sadece kısa aralıklarla taşınmazın el değiştirmesi Vahit Yılmazkaya'nın kötüniyetli olduğunu ispata yeterli değildir. Adana ili gibi büyük bir ilde davalı Vahit Yılmazkaya'nın sadece bir bankada çalışıyor olması da, borçlu Adem Biricik'in mal kaçırma kastı ile hareket ettiğini bildiğinin delili olamaz. Davacı tarafça davalı Vahit Yılmazkaya'nın kötüniyetli olduğu, davalı Adem Biricik'in mal kaçırma amacı ile taşınmazı elden çıkardığını bildiği ispatlanamadığından, satın aldığı tarihten bu yana daireyi kardeşinin kullanması da dikkate alınarak davalı Vahit Yılmazkaya iyiniyetli kabul edilerek, hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalı yönünden de tasarrufun iptaline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davalılar Deniz Biricik ve Mehmet Aydınoğlu borçlu Adem Biricik'ten intikal eden taşınmazı elden çıkardıklarından ve İİK. nun 283/II. maddesi uyarınca elden çıkarma tarihlerindeki rayiç bedelini tazminat olarak ödemekle sorumludurlar. Dosyadaki bilirkişi raporundan Deniz Biricik ve Mehmet Aydınoğlu'nun dava konusu daireyi elden çıkardıkları 04.06.2000 ve 03.10.2000 tarihindeki daire rayiç değerinin 165,000 YTL olduğu anlaşıldığından, adı geçen davalılardan bu bedelin faiz yürütülmeksizin müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekir.
Mahkemece davalı Vahit Yılmazkaya kural olarak iyiniyetli olup, kötüniyetli olduğunun davacı tarafça ispatlanamaması nedeniyle hakkındaki tasarrufun iptali davasının reddine, davalılar Deniz Biricik ve Mehmet Aydınoğlu'nun yukarıda açıklandığı şekilde bedelle sorumlu tutulmalarına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu davalı yönünden de tasarrufun iptali davasının kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı Vahit Yılmazkaya yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan Vahit Yılmazkaya'ya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı Vahit Yılmazkaya'ya geri verilmesine, 24.01.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy