(2004 S. K. m. 277, 278, 280)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İİK. nun 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK. nun 278/III-2. maddesine göre; verilen şeyin gerçek değeri ile gösterilen değeri arasında pek fahiş fark bulunması halinde, yapılan tasarruflar bağışlama hükmünde sayılır. Bu maddeye göre, borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişinin iyi niyetli olup olmadığına bakılmaz. Değerler arasında pek fahiş fark bulunması tasarrufların iptali için yeterlidir. Öte yandan, değerler arasında pek fahiş fark bulunmasa dahi üçüncü kişinin borçlunun zarar verme kastını bilmesi halinde iyi niyetli sayılamaz; bu hal dahi tasarrufun iptali için, yasanın anladığı anlamda yeterli sayılır.
Mahkemece, az yukarıda açıklanan kurallar gözönünde bulundurulmaksızın hüküm kurulmuştur.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; emlak piyasasından anlayan uzman bir bilirkişi aracılığıyla, her 2 taşınmazın başında keşif icra edilmek suretiyle her bir taşınmazın satış tarihleri itibariyle serbest piyasa rayicine göre değerlerinin tesbiti ile, tesbit edilecek bedeller ile tapudaki bedeller arasında pek fahiş fark bulunması halinde, iyi niyete bakılmaksızın, İİK. nun 278/III-2. maddesi uyarınca tasarrufların iptaline; aksi halde, aynı köyden oldukları iddia edilen davalılar arasındaki yakın ilişkinin araştırılarak, üçüncü kişinin, borçluların bu durumunu bilip bilmediğinin tesbiti ile iyi niyetli değilse davanın İİK. nun 280. maddesi uyarınca kabulüne, aksi halde reddine hükmetmekten ibarettir.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 23.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy