(2004 S. K. m. 67)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili için yapılan icra takibine itiraz üzerine İİK' nın 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine, davacın kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı davalılara ait bağımsız bölümlere atarboorde (köpük) döşenmesi konusunda anlaştıklarını, davacının edimini yerine getirdiğini, iş bedelinin ödenmediğini iddia etmiş ise de bu işlerin yapılması konusunda yazık sözleşme ibraz edememiş, yanlar arasında adi yazılı şekilde düzenlenip imzalanan tarihsiz kat karşılığı inşaat sözleşmesini ibraz etmiştir. Yemin teklifi üzerine davalılar söz konusu işlerin yapılması konusunda ararlında anlaşma bulunmadığı, işin yapılıp yapılmadığı konusunu bilmediklerini beyan etmişlerdir. Davacı yanca keşif deliline de dayanılmış olup, 22.12.2005 tarihli duruşmada keşif talebinden vazgeçilmiş ise de bu beyanı imzasız olduğu ve davacı bilahare keşif yapılmasını istediğinden vazgeçme beyanı HUMK' un 15 l/son maddesi uyarınca geçerli değildir. Davacı tarafından belirtilen işlerin yapıldığının ve bu işlerin davalılar için yararlı olacağının saptanması durumunda BK' nın 410 ve devamı maddeleri uyarınca vekaletsiz iş görme hükümlerine göre yapıldığı yıl mahalli rayiçlerine göre bedelini iş sahiplerinden isteyebilir. Sözleşme dışı işlerin yapılıp yapılmadığının tespiti de ancak sözleşme konusu inşaat üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle mümkün olacaktır, bu nedenle keşif yapılması zorunludur.
Bu durumda mahkemece konusunda uzman bir inşaat bilirkişisi ile birlikte yerinde tetkik ve inceleme yapılarak dava konusu işlerin yapılıp yapılmadığı, yanlar arasındaki sözleşme kapsamında kalıp kalmadığı, sözleşme dışı ve davalı iş sahiplerinin yararına olduğunun saptanması durumunda, yapıldığı yıl mahalli rayiçlerine göre iş bedelinin belirlenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Öte yandan İİK 67/2. maddesi uyarınca itirazın iptali davalarında alacaklının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için davanın reddi tek başına yeterli olmayıp, ayrıca takipte haksız ve kötü niyetli olduğunun kanıtlanmış olması gerekir. Yanlar arasında kat karşılığı inşaat yapılması konusunda sözleşme bulunduğuna göre yapıldığı iddia olunana işlerin sözleşme dışı olup olmadığının saptanması yargılamayı gerektirdiği ve davacının kötü niyetli olduğu açıkça kanıtlanamadığından koşullan oluşmayan, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi de kabul şekline göre usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Karar belirtilen nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 16.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy