(2004 S. K. m. 257, 264, 277, 281, 283)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı ile davalı H. Onbeş vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava İİK. nun 277 vd. maddeleri uyarınca tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davacı vekili ile davalı H. Onbeş vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı H. vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacının temyizine gelince;
31.07.2003 tarihinde İİK. nun 281/2. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmiştir. İİK. nun 283/1. maddesine göre tasarrufun iptali davası sabit olduğu takdirde alacaklı tasarrufa konu mal üzerinde cebri icra yoluyla hakkını almak yetkisini elde eder. Davanın konusu taşınmaz ise, üçüncü kişi üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmaksızın taşınmazın satış ve haczi istenebilir. İİK. nun 281/2. maddesi uyarınca verilen ihtiyati haciz kararından sonra ilgili tasarrufun iptali davası kabulle sonuçlandığı takdirde alacaklı ayrıca bir icra takibi başlatmasına gerek olmadan iptal davası açılmadan önce başlatılan icra takibinden alacağını tahsil edeceğinden, bu ihtiyati haciz kararı İİK. nun 257 v.d. maddelerinde yer alan ihtiyati haciz kararlarından farklıdır. İİK. nun 257 vd. maddelerine göre alınan ihtiyati haciz kararları sonrası dava alacaklı lehine sonuçlandığı takdirde, İİK. nun 264/3. maddesine göre alacaklının bir ay içerisinde takip talebinde bulunma zorunluluğu vardır.
Tasarrufun iptali davalarında verilen ihtiyati haciz kararı sonrası dava kabulle sonuçlandığı takdirde, alacaklı tarafından başlatılacak bir icra takibi olmadığı gözden kaçırılarak, dava konusu taşınmaz üzerine konulan ihtiyati haczin kararın kesinleşmesine kadar devamına şeklinde hüküm oluşturulması doğru olmamıştır. Kararın temyiz eden banka yararına bu yönden bozulması gerekir. Ne var ki, düşülen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK. nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte yazılı nedenlerle davalı H. Onbeş'in temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent uyarınca davacı bankanın temyiz itirazının kabulüyle mahkeme kararının hüküm kısmı onuncu satırındaki mevcut ihtiyati haczin kararın kesinleşmesine kadar devamına cümlesinin karardan tamamen çıkartılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle düzeltilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.245,90 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı H. Onbeş'ten alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 31.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy