(818 S. K. m. 158) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Ömer Önüt geldi. Davalı avukatı gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı yüklenici şirketin temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
2- Davacı iş sahibinin temyiz itirazlarına gelince; Davacı iş sahibi sözleşmede kararlaştırılan ceza-i şart ile gecikme tazminatının (kira kaybının) tahsilini istemiştir. Sözleşmede ceza-i şart ile gecikme tazminatının birlikte istenebileceğine ilişkin düzenleme mevcut değil ise, iş sahibi ceza-i şart ile varsa bu miktardan fazlasını cezayı aşan zarar (gecikme tazminatı) olarak isteyebilir. Somut olayda ceza-i şart ile gecikme tazminatının birlikte istenebileceğine ilişkin sözleşmede bir düzenleme bulunmadığından, davacı sözleşmede kararlaştırılan ceza-i şart ile bunu aşan miktarda gecikme tazminatının tahsilini isteyebilir. Gecikme tazminatının (kira kaybının) istenebilmesi için sözleşmede ayrıca hüküm bulunmasına gerek yoktur. Davacı teslimden önce davalı yüklenici şirkete gönderdiği 09.02.2004 ve 15.07.2004 günlü ihtarnamelerinde, sözleşmede belirtilen toplam bedel üzerinden aylık %3 oranında gecikme faizi istediğini davalıya bildirdiğinden ve sözleşmedeki bu düzenleme ceza-i şart niteliğinde görüldüğünden, teslimde ayrıca bu hakkın saklı tutulduğu konusunda ihtirazi kayıt konulmasına gerek yoktur. Gönderilen ihtarnameler ihtirazi kayıt yerine geçer. Mahkemece bu durumlar gözden kaçırılarak, sözleşmede hüküm olmadığı gerekçesiyle gecikme tazminatı (kira kaybı) isteminin ve teslimde ihtirazi kayıt konulmaması nedeniyle de ceza-i şart isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Yapılacak iş, 08.02.2006 günlü bilirkişi raporuna göre, 4.230.547.790 TL. ceza-i şart ile cezayı aşan zarar olarak da (4.900.000.000-4.230.547.790=669.452.210) TL. olmak üzere toplam 4.900.000.000 TL.nın da karar altına alınmasından ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı yüklenicinin temyiz itirazının reddine, 2. bent uyarınca kararın davacı yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 18.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy